14 Aralık 2007 Cuma

SEZON 3 - "Lost" Türkçe Altyazı

"Lost"

"Lost"

"Lost"

"Lost"

SEZON 2 - "Lost" Türkçe AltYAzı

"Lost"
"Lost"

"Lost"

"Lost"

"Lost"

LOST 1.Sezon Türkçe Altyazı

"Lost"
"Lost"

"Lost"

"Lost"

"Lost"

Lost 1.Sezon Full Download,Lost

Lost 1. bölüm
http://rapidshare.com/files/19276610/Lost.S01.B01.part1.rar
http://rapidshare.com/files/19281475/Lost.S01.B01.part2.rar
Lost2.bölüm
http://rapidshare.com/files/19287933/Lost.S01.B02.part1.rar
http://rapidshare.com/files/19291120/Lost.S01.B02.part2.rar
Lost3.bölüm
http://rapidshare.com/files/19296008/Lost.S01.B03.part1.rar
http://rapidshare.com/files/19299124/Lost.S01.B03.part2.rar
Lost 4.bölüm
http://rapidshare.com/files/19303464/Lost.S01.B04.part1.rar
http://rapidshare.com/files/19306152/Lost.S01.B04.part2.rar
Lost 5.bölüm
http://rapidshare.com/files/19310757/Lost.S01.B05.part1.rar
http://rapidshare.com/files/19314191/Lost.S01.B05.part2.rar
Lost6.bölüm
http://rapidshare.com/files/19332704/Lost.S01.B06.part1.rar
http://rapidshare.com/files/19323453/Lost.S01.B06.part2.rar
Lost7.Bölüm
http://rapidshare.com/files/19340327/Lost.S01.B07.part1.rar
http://rapidshare.com/files/19346057/Lost.S01.B07.part2.rar
Lost8.bölüm
http://rapidshare.com/files/19362734/Lost.S01.B08.part1.rar
http://rapidshare.com/files/19372475/Lost.S01.B08.part2.rar
Lost9.bölüm
http://rapidshare.com/files/19382387/Lost.S01.B09.part1.rar
http://rapidshare.com/files/19388712/Lost.S01.B09.part2.rar
Lost10.bölüm
http://rapidshare.com/files/19398882/Lost.S01.B10.part1.rar
http://rapidshare.com/files/19405446/Lost.S01.B10.part2.rar
Lost11.bölüm
http://rapidshare.com/files/19415584/Lost.S01.B11.part1.rar
http://rapidshare.com/files/19421793/Lost.S01.B11.part2.rar
Lost12.bölüm
http://rapidshare.com/files/19430652/Lost.S01.B12.part1.rar
http://rapidshare.com/files/19436642/Lost.S01.B12.part2.rar
Lost13.Bölüm
http://rapidshare.com/files/19444742/Lost.S01.B13.part1.rar
http://rapidshare.com/files/19449019/Lost.S01.B13.part2.rar
Lost14.bölüm
http://rapidshare.com/files/19454775/Lost.S01.B14.part1.rar
http://rapidshare.com/files/19458484/Lost.S01.B14.part2.rar
Lost 15.Bölüm
http://rapidshare.com/files/19463095/Lost.S01.B15.part1.rar
http://rapidshare.com/files/19465572/Lost.S01.B15.part2.rar
Lost16.Bölüm
http://rapidshare.com/files/19470220/Lost.S01.B16.part1.rar
http://rapidshare.com/files/19472864/Lost.S01.B16.part2.rar
Lost17.Bölüm
http://rapidshare.com/files/19477324/Lost.S01.B17.part1.rar
http://rapidshare.com/files/19480519/Lost.S01.B17.part2.rar
Lost 18.bölüm
http://rapidshare.com/files/19486346/Lost.S01.B18.part1.rar
http://rapidshare.com/files/19490453/Lost.S01.B18.part2.rar
Lost 19 .bölüm
http://rapidshare.com/files/19497845/Lost.S01.B19.part1.rar
http://rapidshare.com/files/19502035/Lost.S01.B19.part2.rar
Lost 20.bölüm
http://rapidshare.com/files/19509685/Lost.S01.B20.part1.rar
http://rapidshare.com/files/19582235/Lost.S01.B20.part2.rar
Lost 21.Bölüm
http://rapidshare.com/files/19597195/Lost.S01.B21.part1.rar
http://rapidshare.com/files/19602717/Lost.S01.B21.part2.rar
Lost 22.Bölüm
http://rapidshare.com/files/19575185/Lost.S01.B22.part1.rar
http://rapidshare.com/files/19529285/Lost.S01.B22.part2.rar
Lost 23.Bölüm
http://rapidshare.com/files/19754897/Lost.S01.B23.part1.rar
http://rapidshare.com/files/19761028/Lost.S01.B23.part2.rar
Lost 24.Bölüm
http://rapidshare.com/files/19545739/Lost.S01.B24.part1.rar
http://rapidshare.com/files/19902112/Lost.S01.B24.part2.rar
http://rapidshare.com/files/19561882/Lost.S01.B24.part3.rar
http://rapidshare.com/files/19522026/Lost.S01.B24.part4.rar

12 Aralık 2007 Çarşamba

Kayıp Ada Teorisi

Kayıp ada teorisi adanın gerçek dünya ile ilişkisinin olmadığını savunmak amacı ile yazılmış; ek olarak bu teorinin adada gerçekleşen bazı ilginç olay ve durumlara açıklık getirdiği düşünülmüştür. Dizi bölümleri ilerledikçe teori üzerinde güncellemek yapılacak, tutarsızlığı kanıtlanan kısımları kaldırılacaktır.

Philadephia Deneyi - Gökkuşağı Projesi
“28 Ekim 1943 ; ABD’li bilim adamı Dr. Morris Jessup’ın, Einstein’ın birleşik alanlar kuramına dayanarak bir “ışınlama” deneyi yaptığı öne sürüldü. “Philadelphia deneyi” adıyla bilinen ve askeri gizlilik çerçevesinde gerçekleştirilen deneyde, 104 mürettebatlı “USS Eldridge” adlı askeri gemi, tanıkların iddialarına göre Philadelphia deniz üssünde, yeşil bir sise bürünerek yavaş yavaş “kayboldu” ve kısa bir süre sonra 640 km. ötedeki Norfolk deniz üssünde ortaya çıktı.”



Deney bölüm 1
Philadelphia Deneyi’nin temelinde düşünce olarak Albert Einstein’ın ”Çekim ve Elektriklenmede Birleşik Alan Kuramı” vardır. Teori konuyla ilgili kişilerce “Elektronik kamuflaj” olarak tasarlandı. Einstein’ın teorisi 1925-27 arasında Almanya’da bir bilim dergisinde yayınlandı. Fakat Einstein, bu teoriyi henüz denememiş ve daha tam anlamıyla geliştirmemişti. O tarihteki asıl amaç, çok güçlü elektromanyetik alan oluşturarak gemilerin görünmez olmaları ve düşman kuvvetlerine karşı korunmasıydı. Hatta deney sayesinde, elekromanyetik alanı havada oluşturarak üslerin görünmesinin engellenmesi de düşünülmüştü. Deneyin çalışmaları 1930 yıllarda “Project Rainbow” ismiyle Chicago Üniversitesi’n de başlatıldı. Bir yıl aradan sonra çalışma Princeton Üniversitesi’nde devam ettirildi. Projede yer alan bilim adamları, Einstein, Dr. Johnvon Neumann ve Dr. Nikola Tesla’ydı.

Teori bölüm 1
1943 yılında gerçekleştirilen ve başarılı! sonuçlar veren Philadelphia Deneyi Alvar Hanso’yu çok etkilemiştir. Kendi deney ve araştırmaları için tasarladığı adanın elektromanteyik bir alan arkasında gizlenebilir (görünmez) olması düşüncesi Alvar Hanso’yu harekete geçirdi. Uzun bir çalışma dönemiminin ardından Alvar Hanso, Philadelphia Deneyi’ni modelleyerek adanın elektromanyetik bir alan arkasında görünmez olmasını sağladı.

Deney bölüm 2
Deneyin mürettebat bulunan bir gemide yapılması bilim adamları tarafından büyük bir risk taşıdığı için kabul edilmezken, Amerikan Donanması bu konuda ısrarlıydı. Donanmanın ısrarlarının devam etmesiyle beraber iki dev jeneratör geminin ön tarafına monte edildi, buradan geminin güvertesine 4 manyetik ışın yayılacaktı. 3 RF vericisi, 3000 adet 6L6 güç artırıcı tüp, iki jeneratörün oluşturduğu gücü yayacaklardı. Özel senkronizasyon ve modülasyon devreleriyle diğer ekipmanlar; oluşan kütlesel elektromanyetik alanları indirgerken, kırılmış ışınlar ve radyo dalgaları gemiyi saracak ve sonuçta gemi düşman gözlemcileri için görünmez olacaktı. 27 Ağustos tarinde USS Eldridge gemisi metal kafeslerde saklanan hayvanlarla beraber deney için hazırlandı. Deney jenaratörlere güç verilerek başlatıldı. Manyetik alan oluşmaya başlamıştı. Daha sonra gemiyi yeşilimsi bir sis örtmeye başladı ve USS Eldrigde kaybolmaya başladı. Kısa bir sürenin ardından gemi tamamen gözden kaybolmuştu. Herşey planlandığı gibi ilerliyordu. 15 dakika sonra verilen emirin ardından şalter kapatıldı. Şalterin kapatılmasıyla beraber yeşil sis tekrar ortaya çıktı ve USS Eldridge yeniden görünmeye başladı. Fakat gemi materyalize olduğunda birçok hayvanın kaybolduğu, gemide kalanlar üzerinde yanık izlerinin olduğu ve birçoğunun anormal davranışlar gösterdiği görüldü. Deney gerçek bir mürettebat ile kesinlikle gerçekleşmemeliydi.

Teori bölüm 2
Philadelphia deneyinin ilk aşamalarında kullanılan metal kafesler içinde saklı hayvanlar; adada bulunan farklı hayvanların ve kafeslerin neden orada olduğunu açıklıyor. Ayrıca deney sonrası anormal davranışlar sergileyen ve saldırganlaşan hayvanlar; adada başıboş gezinen kutup ayısının, Hurley Bird olarak da bilinen saldırgan kuşu ve Sawyer’ın yakaladığı inanılmaz derecede yüksek ses çıkartan kurbağanın davranışlarını da açıklıyor.



Deney bölüm 3
28 Ekim 1943′te deney yine aynı gemide donanım değiştirilerek gerçek bir mürettebat ile tekrarlandı. Jeneratörler çalışmaya başladıktan hemen sonra gemi hemen hemen görünmezlik çizgisine ulaşmıştı, sadece burnu ve arkası görülüyor, arada ise bazı çizgiler belli belirsiz seçiliyordu. Sonra sadece su üzerinde tekne boyunda bir çizgi kaldı. Bir iki dakika sonra mavi bir ışık parladı ve o çizgide yok oldu. Gemi tamamen yok olmuştu. Bir kaç dakika sonra millerce uzakta Norfolk’ta ortaya çıktı. Göründükten biraz sonra bilinmeyen bir nedenle yine kayboldu ve Philadelphia’da tekrar ortaya çıktı. Bu kez durum çok ciddiydi, tüm mürettebatın başı beladaydı. Bazıları yok oldu ve bir daha geri dönmediler. En korkuncu beş tane denizcinin geminin eriyen ve sonra yine katılaşan metal levhalarının içinde kalmalarıydı. Bazıları delirirken, bazılarının psişik yetenekleri gelişmişti, sokakta yürürken kaybolan ve yine ortaya çıkan insanlar vardı. Manyetik alanın içinde kalan mürettebattan kaybolanlar ancak birisinin yüzüne ve eline dokunulmasıyla görünür hale geliyorlardı, yani dokunmanın giysinin olmadığı bir yere yapılması gerekiyordu. “Donma” adı verilen bu olay saatlerce, günlerce sürebiliyordu, hatta bir tayfa tam altı ay donmustu ve altı ay sonra kurtarılabildi. Deney gerçek bir mürettebatla gerçekleştirildiğinde ortaya çıkan sonuçlar büyük bir sırrın başlangıcı oldu. Amerikan Donanması bu tarihten sonra deneyi yaptığını kabul etmedi.

Teori bölüm 3
Alvar Hanso gerek elinde bulunan donanma gerekse kendisi için çalışan bilim adamlarının başarısıyla modellediği deneyi başarı ile gerçekleştirdi. Ada elektromanyetik bir alan arkasında görünmez hale gelmişti. İkinci sezon sonunda gökyüzünü kaplayan mor renk elektromanyetik alanın Philadelphia deneyindeki yeşilimsi renkteki sise işarettir.



Girilen rakamlar sayesinde adanın gizliği sağlanmakta ve adanın dış dünya ile ilgisi kaybolmaktadır. Adaya geldikten sonra deneyimli bir denizci olmasına ve millerce yol katetmesine rağmen Desmond’ın sürekli olarak adanın çevresinde dolanmasının nedeni elekromanyetik alan olarak açıklanabilir. Ayrıca Desmond’ın adanın bulunduğu alanı bir kar küresine (snowglobe) benzetmesinin nedeni de adanın elektromanyetik bir alan içinde bulunması ve dış dünya ile bağlantısının olmamasıdır. Ayrıca Walt ve Micheal’ı serbest bıraktıklarında rahat tavırlar sergileyen ve adanının etrafında dönüp duracaklarını söyleyen “diğerleri” (others) elektromanyetik alanın farkındadır. Benzeri bir şekilde Sayid, Jin ve Sun’ın tekneyle adanın etrafında dönüp duracağı “diğerleri” others tarafından ifade edilmiştir. Uçağın adaya düşmesinin nedeni elektromanyetik alanın numaraların girilmemesi ile ortadan kalkmasıdır. Uçak düştükten sonra tekrar numaralar girilerek ada elektromanyetik alan içerisine alınmıştır. Desmond’ın gelecek hakkındaki tahminleri ikinci sezon finalinde gerçekleşen elektromanyetik alan deşarjıyla birlikte gelen patlamanın etkisi olabilir. Philadelphia deneyi sonrasında da mürettebatta psişik yeteneklere sahip olanlar gözükmüştür. Henüz yayınlanmamış olmasına rağmen 3. sezon 4. bölümde Desmond’ın üzerinde çalıştığı cihaz, elektromanyetik alandan çıkışı sağlayan bir açık bulmak için düzenlenen bir sistem (yol gösterici) olabilir.



Deney bölüm 4
“Biz bir zaman dizisi içerisinde yaşıyoruz her hareketimizde bir an geçiyor ve zamanı olmadan süregelen uzayla çevriliyiz. Uzay - Zaman içinde bir yerde, bir an için var olduğumuzda, oluşan zaman karesi yani o anın resmi, lokal Uzay - Mekan koşulları gereğince yakalanır ve dünyadan çıkarak güneş sistemine yayılır ama uzaya gitmez ve Güneş sisteminin çevresinde yörüngeye girer. Bu “Işınlanma” gibidir.Yani her hareketimizin bir resmi çekilip, uzaydaki albümde yerini alır. Bu sonsuz zaman resimleri veya dilimleri dünyanın varoşundan beri vardır. Yani dünya zamanı içinde değilde, uzay zamanı içinde geri dönüp tüm resimleri görebiliriz. Bu oluşumun diğer koşulu bugünün emilme özelliğidir. İçinde bulunduğumuz an bir balon gibi şişerek holografik bir görüntü oluşturur; bu anlık resimlerin biriktiği bir alandır ve özel bir uzay alanındadır. Yani o alanda geçmişdeki tüm anlar vardır; işte USS Eldridge’nin Norfolk’ta ortaya çıkmasının nedeni geçmişinde orada bulunmasıdır; çarpılan Uzay - Zaman alanında geminin geçmişte orada bulunduğu anı resmi ortaya çıkmış ve gemi görünmüştür. Yani o anda hem Philadelphia’da hemde Norfolk’tadır. Eğer zaman alanını yeterince bozabilirsek, geçmiş herhangi bir yerde görünebilir. İki tane balon düşünün; birisinin içinde Philadelphia’da USS Eldridge bulunsun; diğer balon ise Norfolk’ta ama içi boş. Bu boş balonda madde olmayan holodrafik görüntü beliriyor ve bu görüntü geçmişte bir yerde olan uzaysal bir imaj. Geçmişteki her zaman resmi bir holografik bir imaj balonu olarak vardır. Bunu bir çizgi filmin kareleri olarakta düşünebilirsiniz. Bu resim dizisi her varolan her şey için oluşmaktadır. Eğer biz Philadelphiya’da bulunan USS Eldridge’nin kendisinin bulunduğu dolu balonu sıkıştırırsak, Norfolk’daki boş balona giden maddi bir bağlantı koridoru yada madde tüpü oluştururuz.”

Teori bölüm 4
Yukarıdaki karmaşık anlatımın özetinde uzayda geçmişe ait görüntülerin saklandığı ve gerçek hayatta bulunmadıkları yer ve zamanlarda görüntülenebileceği anlatılıyor. Bu doğrultuda Jack’in babasını, Hurley’in akıl hastanesindeki arkadaşı Dave’i, Kate’in siyah atını adada görmesini ve diğer birçok hayal ve doğaüstü görüntüler uzay-mekan ve uzay-zaman kavramları ile açıklanabilir.

3 Aralık 2007 Pazartesi

SEZON 3 BÖLÜM 23 - THROUGH THE LOOKING GLASS

Bölümde Lost’ta bir devir başlamıştır: Flashforward [karakterlerin geleceğini gösteren bölüm].

3. sezon final bölumunde ileriye dönuk ayrıntıları izleyicilerin hayal gücüne bırakmışlar. Fakat finalin son 5 dakikasindaki goruntulerden kurtulduklari sonucuna varabiliriz.

SEZON 3 BÖLÜM 22 - THROUGH THE LOOKING GLASS

Bölümde Lost’ta bir devir başlamıştır: Flashforward [karakterlerin geleceğini gösteren bölüm].

3. sezon final bölumunde ileriye dönuk ayrıntıları izleyicilerin hayal gücüne bırakmışlar. Fakat finalin son 5 dakikasindaki goruntulerden kurtulduklari sonucuna varabiliriz.

SEZON 3 BÖLÜM 21 - GREATEST HITS

Jack, önceden Danielle ile Black Rock’tan dinamit almak için anlaşmıştır, daha önceki bölümde Danielle’i orada görmemizin nedeni budur. Planın devamında, “Diğerleri” kampa hamile kadınları almaya geldiğinde Juliet’in işaretlediği çadırların içine girecekler ve çadırlarayerleştirilmiş patlayıcılar devreye girecek ve öldürüleceklerdir.



Sayid, Jack’e; Naomi’nin kurtarma gemisine yardım çağrısı göndermeye çalıştığını ama Danielle’in 16 yıl önce gönderdiği eski yardım sinyalinin, yeni çağrıyı bloke ettiğini ve eski sinyali kapatmaları gerektiğini söyler. Bunu duyan Juliet, sinyalin bir cihazla bozulduğunu ve bu cihazın, adının “The Looking Glass” olan bir su altı ambarında bulunduğunu anlatır. Juliet, orada hiç bulunmamıştır ve orada başka birileri olup olmadığını da bilmemektedir. Bir olay olduğunu (incident) ve ambarın su altında kaldığını ama cihazın hala çalıştığını söyler.

Bu arada, Karl, elinde demir gibi bir şeyle görünür, kazazedelere doğru koşmaktadır (promoda görüldüğü gibi)… Sayid, onu yakalar. “Diğerleri”, bu gece baskın için gelecektir, yarın gece değil, bunu söylemek için gelmiştir. Karl, bunu bilmektedir çünkü…??? Ben, kampına ulaşır, oldukça kızgındır ve silahını Alex’e geri verir. Ben, Alex bunu yapmış olduğu için oldukça mutsuzdur. Alex, Richard ve diğerleri, Locke’un nerede olduğunu sorarlar. Ben, onlara Locke’un bir kaza geçirdiğini söyler. Ben, bir adama emir verir, içlerinden en iyilerinin yer alacağı on kişilik bir grup hazırlayacak ve bu gece kazazedelerin kampına gidip kadınları alacaklardır. Onlara karşı çıkacak olan olursa da hepsini öldüreceklerdir. Onlara, JACOB’un böyle olmasını istediğini söyler. Sadece Richard ve Alex’in, bu plan için heyecanlandığı görülmez. Alex ormana doğru koşar ve Karl’ı orda saklanırken bulur. Alex, Karl’dan kazazedeleri uyarmasını ister. Sayid ve Kate, Karl’ın hayatını kurtarmıştır ve Karl bunu onlara borçludur. Karl, Alex’e, bunu yaptığım için baban, mutlu olmayacak der. Alex, “Benim babam mı” der?

Charlie’nin flashbacklerinde; Charlie, Claire için hayatı/anılarıyla ilgili bir liste yapıyor (greatest hits)…Aynı zamanda, Drive Shaft yüzüğü, Charlie’ye bir aile yadigarı olarak kalmıştır. Büyükbabasından babasına, babasından erkek kardeşine ve sonunda Charlie’ye…Bu nedenle, Charlie’nin grubunun adı da “Drive Shaft”dır. O da yüzüğü, Aoron’a bırakır ama onu görmez.

Desmond, önsezisinde Charlie’nin öleceğini görmüştür, bu kez gerçekleşecektir. Ayrıca son önsezide Claire ve bebeği bir kurtarma helikopteri ile adadan ayrılmaktadır. Desmond, Charlie’ye, bir su altı ambarında, bir düğmeyi kapattıktan sonra boğularak öleceğini söyler. Kazazedeler, “Diğerleri”nin, o gece geleceğini öğrendiği zaman uçak enkazından kalan yetersiz teller ile dinamitleri hazırlamak için zaman yoktur. Üç kişi, dinamitleri patlatmak için belli bir mesafede duracak ve orada kalacaktır. Bernard, Sayid ve muhtemelen Jin, bu işi üstlenecektir. Jack ve Danielle ile bir grup, radyo kulesine doğru yola çıkar.

Charlie, su altı ambarındaki, sinyal göndermeyi engelleyen cihazı kapatmak için gönüllü olur. Charlie, yaptığı listeyi, Cliare’e ulaştırması için Desmond’a verir, cihazı kapatmak için neden gönüllü olduğunu anlatır. Desmond, Charlie’ye arkasını döner ve Charlie, Desmond’a bir kürek ile vurur. Charlie, denizaltının patladığı yerde ambarın altında bir yere girer ve çıkar.

Girişin nerde olduğunu, Sayid’in çizdiği haritadan bilmektedirler. Charlie, çok mutludur, “Yaşıyorum” diye bağırır!!! İki kadın, silahlarıyla birlikte koşarak gelir ve ona doğru nişan almışlardır.

SEZON 3 BÖLÜM 20 - THE MAN BEHIND THE CURTAIN

Bu bölümde Ben’in geçmişine dönerek doğumunda annesini kaybetmesini babasının ona daha iyi bakabilmek için Dharma’ya gelişi ve adaya taşınmalarını görüyoruz. Ardından babasının onunla hiç ilgilenmemesi ve içine kapanık olması ve adadaki mistik özellikler onun karşısına ölmüş annesini getirmekte. Ve en sonunda Dharma’ya ihanet ettiği ve adadaki hayatına yerli halk ile devam ettiğini görüyoruz.



Flashback :

Burada Benjamin’in bir yalanını daha öğreniyoruz: adada değil, Portland yakınlarında doğduğunu… Ben doğduğunda, annesi Emily ve babası Roger ormanda yürüyüşe çıkmışlar. Adada gibi görünüyorlar. Roger, Emily ölmeden önce Emily ve bebeği alıyor ve yardım için birilerini durduruyor. Annesi doğum sonrasında kan kaybından ölüyor.

Adada (Flashback): Adada, Benjamin bir oyuncağa bakıyor, kendisine yıllar önce doğum günü hediyesi olarak verilmiş bir oyuncak ve oyuncağın adı “Emily”. Richard, Ben’in çadırına gelir ve kayıt cihazını Juliet’e geri götürmesini isteyip istemediğini sorar. Benjamin buna şaşırır, çünkü onu önceki gün doldurmuştur ve çoktan götürmüş olduğunu sanmaktadır. Tom’un, kayıt cihazının nerede olduğunu bildiğini düşünür.

Ben ve Richard, çadırdan ayrılırlar ve Tom ile konuşmak için yola koyulurlar. Fakat Tom, babasının cesedini taşıyarak gelen Locke yüzünden oldukça telaşlı/kafası karışmış durumdadır. Ben, çok kızgındır. Tom, Ben’e, bir başlangıç olduğunu söyler.

Benjamin, Locke’a; kendisinin de Jacob isimli bir üstünün olduğunu, Jacob’ın “Diğerleri”nin tanımadığı bir adam olduğunu, sadece kendisinin onu gördüğünü ve konuştuğunu söyler. Locke, Ben’e inanmaz ve onun yalancı olduğunu ifade eder. Benjamin Locke’a, Locke’un Jacob tarafından adaya getirtildiğini anlatır. Locke, kendisini Jacob ile tanıştırması için ısrar eder.

Flashback: Benjamin yaklaşık 10 yaşlarındadır, o ve babası, başkalarının da olduğu bir grup ile (Dharma için) denizaltıyla adaya gelirler. Onlar adaya ulaşmadan kısa süre önce ada kullanıma/yaşama hazır hale getirilmiştir. Babasının, annesinin ölürken yardım istemek için durdurduğu adam (Horace Goodspee), Ben’in babasına bir iş vermiştir. Ben’in babası, kendisine verilen bu hademelik işi için oldukça umutsuz/mutsuzdur.

Adada-Flashback Mikhail, ormandan çıkar, Ben’i aramaktadır. Naomi ve gemi hakkında Ben’e bilgi verir. Ben, Mikhail’e, “sonic fense” (güvenlik bariyeri)nin, onu öldürdüğünü düşündüğünü söyler. Mikhail, “ölümcül sınıra” ayarlı olmadığını belirtir. Ben, “kadını yarın alalım ve ona dikkat etmeliyiz” der. Mikhail, beklememeleri gerektiğini, hatta bir şeylerin yanlış gidebileceğini düşündüğünü belirtir, bu konuda ısrar etmektedir.

Locke, “Ben”in bir yere gidemeyeceğini, çünkü kendisini Jacob’a götüreceğini söyler ve herkes şaşırır. Benjamin, beklemek zorundasın John, bunu düşüneceğim der. Sonra Locke, Mikhail’e doğru yürür ve ona vurmaya başlar. Benjamin, Tom ve Richard’ı Locke’u durdurmaları için çağırır ama onlar yerinden bile kıpırdamaz, sadece Locke’un Mikhail’i hırpalamasını izlerler. Sonra Locke, Benjamin’e döner ve “Ne zaman ayrılıyoruz?” diye sorar.

Jacob’ı görmek için yolculuklarına başlamadan önce Alex gelir ve John’a bir silah verir, Jacob’ı görmeye gidecekse, buna ihtiyacı olduğunu ekler. Benjamin şaşkın bir şekilde kızına bakar ve kızı şunu söyler: “İyi ki doğdun babacığım!”

Bu arada; Sawyer, Sayid ve Kate, kayıt cihazını dinler, Juliet ve Jack’in nerede olduğunu bilmemektedirler. Juliet ve Jack geldiğinde, kazazedeler kendi aralarında bir toplantı yapmaktadır. Juliet, kayıt cihazını görünce, onu kapatmalarını söyler ve diğer tarafını dinletir. Yarın gelecekleri için Ben, Juliet’e şunu söylemektedir: “Diğer örnekleri almak için zamanları yoktur”. Juliet, Sun’ın ultrasonuna baktıktan sonra bunu Jack’e söylemiştir, böyle olduğu anlaşılmaktadır. Benjamin, Juliet’i kazazedelerin arasına bu iş için göndermiştir. Jack, kazazedelere bunu “söylememiştir” çünkü, henüz ne yapacağına karar vermemiştir. ““Yapacak çok işimiz var” der fakat başka açıklama yapmaz. Burada Jack’in başka birşeyler daha bildiği vurgulanıyor fakat neler olduğu açıklanmıyor.

Flashback: Benjamin, okuldadır ve alarm duyulur, “düşmanlar” (hostiles) saldırıya geçmiştir. Ben’in babası bir alkoliktir ve Ben’in bebeklik günlerini hatırlamamaktadır. Bir gece, onun doğum gününü kutlayamayacağını, çünkü o gün annesini öldürdüğünü söyler. “Şimdi, bu adaya seninle birlikte sıkışıp kaldım” der. Küçük Benjamin koşarak gider ve “sonic fence” (güvenlik bariyeri)’e ulaşır. Diğer tarafta annesini göreceğine inanmaktadır. Annesi, Benjamin’e durmasını, henüz zamanının gelmediğini söyler ve gözden kaybolur!

Aynı gün biraz zaman geçer ve Benjamin, kendisine yasaklanmış olan, “54439″ alarm kodunu girerek bariyerleri geçer. Ormana doğru koşar, daha önceki bölümlerde duyulan aynı sesi duyar. Richard’ı görür, adanın yerlilerinden birisidir. “Beni de yanınıza alır mısınız” diye sorar. Richard, “demek istediğin gerçekten buysa, bunu yapabiliriz ama çok sabırlı olman gerekecek” der.

Flashback: Benjamin büyümüştür ve şimdi o da bir “workman”dir, aynı zamanda doğum günüdür ve babası bunu unutmuştur. Benjamin’in babasını burada Hurley’in sonradan bulup çalışır hale getirdiği minibüsle görüyoruz. “Pearl” istasyonuna bira götürmektedirler, babası, tepede biraz durmaları, birer bira içmeleri ve baba-oğul olarak biraz vakit geçirmelerini önerir. Ben babasına bazı sorular sorduktan sonra onunla zaman geçirmenin çok sabır isteyen bir şey olduğunu söyler. Ben bir gaz maskesi takar ve öldürücü gazı açarak babasının ölümünü izler. Sonra köye döner, gaz maskesi hala takılıdır. Dharma ekibinin hepsi ölmüştür, babasına iş veren adam da buna dahildir. Richard ve küçük bir grup, bir binanın arkasından çıkari gaz maskeleri ve silahları vardır. Richard, gaz maskesini çıkarır ve Ben’e şunu sorar; “Onun cesedini buraya getirmemizi ister misin?”. Ben cevaplar; “Hayır”. “Orada kalsın”.

Benjamin, Richard ile bazı yetki hususlarını konuşsa da Ben’in lider olup olmadığı tam olarak anlaşılmıyor. Benjamin, Locke’a “toplu bir mezar alanı” gösterir ve buradakiler, benim insanlarım, onlar Dharma Girişimi’nin son üyeleriydiler der. Dharma’nın adaya uyum sağlamak/aramak için geldiğini fakat daha adanın asıl sakinleriyle bile uyum içinde olamadıklarını, ve orada uzun süre kalamadıklarını anlatır. Dolayısıyla Benjamin de, uzun süre önce bir seçim yapmak zorunda kalmıştır ve bir grubun yok edilmesi gerekmiştir.

SEZON 3 BÖLÜM 19 - THE BRIG

SEZON 3 BÖLÜM 18 - D.O.C.

Sun Jin’in annesiyle tanışır. Kadın fahişedir ve Sun’dan bu bilgiyi kimseye söylememesi için $100.000 ister. Kwon hamileliğiyle ilgili endişe duymaktadır. Juliet ultrason cihazıyla ne zaman hamile kaldığını tespit etmek üzere onu daha önce Claire’in götürüldüğü istasyona götürür. Bebek sağlıklıdır ve tarih itibariyle babası Jin’dir. Adaya paraşütle düşen kız Hurley’e 815 sayılı uçağın bulunduğunu ve kurtulan olmadığını söyler.



Flashback: (Sun) Flashback’ler; Sun ve Jin’in birbirine nasıl aşık oldukları ile ilgili. Kısa süre içerisinde evlilik kararı alıyorlar.

Sun, parka gider ve bir banka oturur, bankta bir kadın daha oturmaktadır. Kadın (Mrs.Kwon), elinde bir gazete tutmaktadır ve gazetede Jin ve Sun’ın evlilik haberi yer almaktadır. Kadın $100,000 para isteyerek Sun’a şantaj yapmak niyetindedir. Eğer parayı vermezse, Jin’in babasının bir balıkçı, annesinin de “kötü yola” düşmüş bir kadın olduğunu anlatacaktır herkese. Sun, Jin’in alilesinin öldüğünü söyler, Jin, Sun’ın böyle bilmesini istemiştir. Kadın, Jin’in “Paik” ailesinin bir üyesi olduğunu ve ölmediklerini anlatır. Sun, parayı babasından borç olarak alır, sevdiği adam için olduğunu belirtir. Ama babası bu para karşılığında Jin’in kendisiyle çalışması gerektiğini ilave eder parayı verirken. Sun, babasından parayı alır ve eve gelir, parayı saklamayı unutur ve Jin parayı görür. Sun, parayı mobilyalar için babasının verdiğini söyler Jin’e ve sonuç olarak şantajı yapan kadına parayı öder. Sun, Jin’in babasını bulur (Mr. Kwon) ve babası, Jin’in annesinin başka erkeklerle birlikte olduğunu doğrular. Hatta, Jin’i büyütmesine rağmen Jin’in babası olduğundan emin olmadığını bile anlatır. Jin’in annesinin yaşadığını ama Jin’in bunu bilmediğini ve ona söylememesi gerektiğini ekler. Sun, Jin ile birlikte olmayı ya da ondan ayrılmayı seçecektir, bunu düşünmeye başlar. Kadınla yolları ayrılmadan önce, Sun, kadının ailesi üzerinde nasıl bir güç sağladığını fark eder. “Eşim senin öldüğünü sanıyor, neden bana eşimin annesi olduğunu söylemedin” der.

Adada: (Sun)

Sun, Jack’ten “kendini nasıl hissediyorsun” dediğinden beri şüphelenmeye başlamıştır. Bunların “rutin hamilelilik kontrolü soruları” olmadığını düşünmektedir. Sun, Kate’e; Jack’in “Diğerleri” ile birlikte olduğundan beri değişip değişmediği hakkında ne düşündüğünü sorar. Jack, “Diğerleri” ile birlikte çalışıyor olabilir mi? “Diğerleri” bebeğimi alacak mı? Kate, Sun’a Jack’in kendi taraflarında olduğunu, buna inandığını ve güvenmesi gerektiğini söyler. Sun’a “Claire ve adadaki hamile kadınların sorunları” ile ilgili Juliet’den duyduğu hikayeyi anlatır.

Sun, Juliet’e gider ve bunun ne demek olduğunu sorar. Juliet, adadaki “hamile kadınların” hepsinin öldüğüne dair bir açıklama yapar (9 kadın olduğunu öğreniyoruz).

Gece yarısı, herkes uyurken Juliet, Medikal İstasyona gitmek için Sun’ı yanına alır, Sun’a yardım etmeyi teklif eder. Daha önce gördüğümüz bütün “tıbbi ekipman” ve hazırlanan bebek odası eşyaları vb “medikal istasyondadır”. Juliet, Sun’a adada hamile kaldıysa “öleceğini”, adaya gelmeden önce hamile kaldıysa “ölmeyeceğini” söyler. Sun, başka bir adamla ilişkisi olduğunu anlatır, bebek kocamdan olmayabilir der. Ayrıca adaya gelmeden önce doktora gitmişler ve doktor Jin’in “kısır” olduğunu ve çocuk sahibi olabilmelerinin imkansız olduğunu söylemiştir.

“Medikal İstasyonda” başka gizli bir oda bulunmaktadır. Bir kilitli dolap/çekmece içinde bir kol (kaldıraç) vardır ve buradan bir duvar açılarak başka gizli bir yere geçilmektedir. Bu odada, Claire kaçırıldığında görülen bütün tıbbi cihazlar, malzemeler ve “ultrason cihazı” mevcuttur. Juliet, adadaki hamile kadınların bu odaya geldiklerini ve burada öldüklerini söyler.

Juliet cenini inceler ve Sun’ın hamile kalma tarihini saptar. “Hamilelik 53 gündür mevcuttur”, kaza olalı yaklaşık “90 gün” olmuştur ve “bebeğin babası, Jin’dir”. Juliet, bir erkekte bulunması gereken sperm sayısı hakkında bilgi verir ve şunu ekler; “adada bir erkekte bulunan sperm sayısı beş kat daha fazla hale gelmektedir”!!! Sun, mutluluktan ağlamaya başlar, “Jin’in çocuğudur” fakat şimdi Sun’ın yaşamak için sadece “2″ ayı vardır. Kadınlar genelde hamileliğin ikinci “üç aylık döneminin ortasında” ölmektedir. Kimse “üçüncü döneme” kadar yaşayamamıştır/bu evreyi atlatamamıştır. Ambardan ayrılırlar.

Önce Juliet dışarı çıkar ve Sun’a, ambarda herhangi bir iz bırakmadığından emin olmak istediğini söyler. Tekrar aşağı iner ve başka kilitli bir dolap/çekmecede bir “kayıt cihazı” vardır. Ben’in istediği şekilde “bir mesaj” bırakır; “bir hamilelik olduğu ve Jin’in baba olacağı konusunda”. Şimdi kazazedeler arasındaki tüm kadınlardan örnek almak zorundadır ve Kate’in de hamile olabileceğini düşünmektedir, gerekli bilgiler Ben’e iletilmek üzere kaydedilmiştir. Kayıt cihazını kapatır ve cihaz kapalıyken şunu söyler:

“Senden nefret ediyorum, Ben”

Adada (Paraşütle gelen): Desmond’un bu kadının kim olduğu ve konuşmaya çalıştığı lisan hakkında bir fikri yoktur. Hurley, İspanyol olduğunu düşünmektedir ama sonra fikrini İtalyan olabileceği konusunda değiştirir. Kadın, “ben ölüyorum” demiştir, Hurley böyle söylediğini anlamıştır. Kadının üzerindeki kıyafeti açtıklarında, akciğerinden yaralandığını görürler. Desmond koşup Jack’i getirmelerini ister ama, Charlie bunu reddeder. “Diğerleri” etrafta olabilir ve “tek başına olursan seni/beni alabilirler” der. Hurley, aniden bir işaret fişeğini gökyüzüne doğru ateşler.

Tekrar tartışırlar ve Desmond bu kadının kurtulmasını istemekte ama umutsuz görünmektedir. Desmond’un bazı cevaplara ihtiyacı vardır. Sonra, onlara doğru birinin geldiğini duyarlar. Gelen, Mikhail’dir (korsan gözlü adam). Jin, Mikhail’i yakalar ve Hurley ve Charlie onun kim olduğunu bilmekte ama “onun öldüğünü” sanmaktadırlar.

Desmond onu kutudaki işaret fişeği tabancasıyla tehdit eder ve konuşmasını söyler. Fakat Mikhail, korkmuş görünmemektedir, ve şöyle der “arkadaşlarının da söylediği gibi bu hafta zaten bir defa ölmüştüm/ölüydüm”

Mikhail kadını konuşurken duyar ve oldukça ilgili görünmektedir. Gitmesine izin verirlerse, onu orada hiç olmamış gibi kabul ederlerse, kadını kurtarabileceğini söyler. Kadının söylediklerini anlamış ve ne söylediğiyle ilgili doğruyu söylememiştir “Desmond ve arkadaşlarına”. Kadının, onu tedavi ettiği için kendisine “teşekkür ederim” dediğini söyler.(Naomi burada şunu söylüyor gibi: “Eu não estou só”, yani “I’m not alone” = “Yalnız değilim”.

Kadınla ve kadının yanında ne buldukları hakkında sorular sormaya başlar. Hurley, kitap ve telefondan bahseder. Charlie, Hurley’e “neden bu adama bunları söylüyorsun” anlamında uyarır bir şekilde bakar. Mikhail, telefonun çalışıp çalışmadığını sorar. Hurley, ben de sana bunu söyleyecektim der.

Mikhail kadını kurtaracağını ve kadının “1 gün içinde” iyi olacağını söyler. Charlie, bir gün mü der, akciğerinde bir delik var. Mikhail cevap verir: “Evet, bazı şeyler bu adada farklıdır, bir gün aslında 1 gün değil, 1 günün yarısı kadardır!!!”

Desmond, Charlie karşı çıksa da Mikhail’in gitmesine izin verir. Jin, telefonun yerinde olmadığını fark eder ve Mikhail’in peşine düşer, Mikhail ile boğuşurlar ve Mikhail olmadan geri döner, telefonu geri almıştır. Desmond, Mikhail’in gitmesine izin vermiştir. Charlie buna deli olur ve Desmond ile tartışır. Desmond, izin verdiğini çünkü, bir sedye yapmak ve onu taşımak zorunda olduklarını ama bir tutsak gibi izlemekten başka çarelerinin olmadığını belirtir.

Charlie, “onlar” insanları öldürdü der. Desmond, sen de onlardan birisini öldürdün, bu seni onlardan biri mi yapar diye cevaplar.

Sonra, Des, Jin ve Charlie konuşur ya da bir şeyler yaparken Hurley, kadının yanında durmakta ve telefonla oynamaktadır.

Telefonla konuşuyor gibi yaparak “Selam Anne” der.

Sonra bir kadın “Ben neredeyim?” diye sorar;

Hurley: Sen adadasın, bizi kurtarmaya mı geldin?

Hurley: Biz birkaç ay önce buraya 815 nolu uçuş ile düştük, bir uçak kazası oldu.

Kadın: Sydney’den havalanan 815 nolu uçuş mu?

Hurley: Evet.

Kadın: Bu, imkansız. Çünkü uçak bulundu ve uçaktaki herkes öldü, kurtulan olmadı.

SEZON 3 BÖLÜM 17 - CATCH 22

Bölümün başında Desmond, Hurley, Jin ve Charlie ormanda yürümekte ve süper kahramanlar hakkında konuşmaktadırlar. Tam o sırada Charlie Danielle’nın tuzaklarından birine yakalanır ve boynuna bir ok saplanır. Desmond ona yardım etmeye çalışırken Charlie kollarında ölür. Daha sonra geriye doğru bir takım görüntüler görünür, Hurley’in sahildeki kabloyu tutup kaldırması, gökyüzünden ışık kayması, Jin’in ormanda bir paraşütü tutması ve ağaçta sallanan bir kişi…



Daha sonra görüntü sahilde balık tutmakta olan Desmond’a döner ve o zamana kadar görüntülenen sahnelerin Desmond’ın geleceğe dair görüleri olduğu anlaşılır. Desmond hemen Charlie’nin hayatta ve iyi olup olmadığına bakar. Desmond Hurley’in yanına giderek kendisini sahildeki kabloya götürmesini ister. Hurley bu konuda birşey bilmiyormuş gibi davranır fakat Desmond onu ikna eder ve kendisiyle gelmesini ister. İkisi Jack’in yanına gider ve bir bahane uydurarak ilk yardım seti isterler.

Jack ilk başta şüphelenmesine rağmen seti onlara verir. Hurley Desmond’ın neler olduğunu anlatmasını ister ve Desmond ona bazı görüleri olduğunu fakat kesin bir sırada görmediğini, o yüzden olayların aynı sırada tekrarlanması gerektiğini söyler.

Bu sırada Kate çadırında üzerini değiştirirken Sawyer gelir ve Jack’in tutsaklık sırasında aralarında geçenlerden haberi olup olmadığını sorar. Kate ona Jack’in kendilerini seks sırasında monitörlerden gördüğünü söyler. Sawyer Kate’e biraz sulanır fakat Kate pas vermez.

Desmond, Hurley’nin kendileriyle gelmesi için Jin’i çağırmasını ister ve kamp yapmak için çağırılan Jin gelmeyi kabul eder. Daha sonra Desmond aynı kamp hikayesi ile Charlie’nin yanına gider, fakat Charlie birşeyler olduğunu anlayarak ona görülerini sorar. Desmond gördüklerinin sadece bir kısmını, Charlie’yi gelmeye ikna edecek kadarını anlatır. Dörtlü sahil boyunca ilerlemeye başlar, Hurley kabloyu bulur, görüntü tam da Desmond’ın görüsünde olduğu gibidir. Desmond ertesi sabaha kadar burada kamp kurmalarını önerir, bu da Charlie’yi endişelendirir. Buna rağmen dörtlü kamp kurmakta karar kılar ve kamp ateşi yakarak etrafında sohbete başlarlar. Charlie, Desmond’ın bir fotoğrafa bakmakta olduğunu görür, fotoğrafta Desmond ve Penelopy “Penny” Widmore vardır. Charlie ona böyle bir güzeli nasıl bırakabildiğini sorar, Desmond da korkak olduğunu söyleyerek cevap verir. Sonra gelen bir helikopterin sesini duyarlar. Kurtulacaklarını düşünürlerken helikopter sesinde bir anormallik olduğunu farkederler, ve onun düştüğünü anlarlar. Desmond oraya gitmek için çok isteklidir fakat Charlie sabahı beklemelerini önerir. Desmond gönülsüzce kabul eder.

Bu sırada kampta Kate ve Jack mutfakta eski günlerden konuşmaktadırlar. Kate aralarında olanları normale döndürmek için Jack ile iletişim kurmaya çalışmaktadır fakat Jack Kate’in kaşığını ister ve birlikte yemek yemekte olduğu Juliet’in çadırına doğru gider. Kate hayal kırıklığına uğrar ve kendisine sulanan fakat yüz vermediği Sawyer’a giderek onunla seks yapar.

Ertesi gün Desmond, Charlie, Jin ve Hurley ormana doğru yola koyulurlar. Charlie, Danielle’ın tuzaklarından birine takılır gibi olur. Bu sırada Desmond bir sırt çantası görür, açtıklarında içinden bir uydu telefonu ve bir kitap çıkar. Kitabın arasında Desmond ve Penny’nin fotoğrafının bir kopyasını bulur, böylece o ve Charlie paraşütle inenin Penny olduğuna inanırlar.

Jack ve Juliet bir yandan Juliet’in çadırını yaparken bir yandan konuşmaktadırlar. Sawyer bunu görür ve Jack’i pin pon oynamaya çağırır. Oynarlarken Jack’in Juliet’le beraber akşam yemeği yediğini ve o sıralarda Kate’le de konuştuğunu öğrenen Sawyer, Kate’in Jack konusunda hayal kırıklığı yaşadığı için kendisiyle seks yaptığını anlar ve bu konuda Kate ile tartışır.

Ormanda Desmond ve Charlie bu orman macerasının sebebini tartışırlar. Daha sonra Hurley ve Charlie, tıpkı Desmond’ın görüsünde olduğu gibi süperkahramanlar hakkında konuşmaya başlarlar ve yine görüde olduğu gibi Charlie tuzağı harekete geçirir. Desmond olacağı bildiği için Charlie’nin üstüne atılarak onu oktan kurtarır ve Charlie, Desmond’ın bunları daha önce gördüğünü anlar.

Geriye dönüş sahnelerinde Desmond’ın bir manastıra katıldığını görüyoruz. Tam birisi ile evlenmek üzereyken son anda vazgeçtiğini, birşeyin onu manastıra getirdiğini görüyoruz. Manastırda yaşanan bir takım olaylar neticesinde Desmond oradan ayrılıyor ve tam da ayrılmak üzere iken Penny ile tanışıyor.

Ormanda Jin ve Desmond ne tarafa gidecekleri konusunda kararsız kalırlar ve Hurley Charlie ile beraber gitmeyi, diğer ikisinin diğer yöne gitmesini önerir. Fakat Charlie Desmond’ın yanından ayrılmayacağını söyler ve Desmond ile Charlie beraber giderler. Yalnız kaldıklarında Charlie Desmond’a olacakları gördüğü halde kendisine söylemediği için kızar. Desmond ise onu kurtarmasının anlamsız olduğunu, bu olayların sürekli tekrarlanmaya devam edeceğini söyler ve bunun Tanrı’nın bir testi olduğunu söyler. Birden Jin onları çağırır, çünkü Hurley ile beraber ağaçtan sarkan paraşütün işaret ışığını bulurlar. Desmond ağaca tırmanarak paraşütü ve onunla beraber gelen kişiyi aşağı indirir. Desmond onun Penny olduğundan emin bir şekilde kaskını çıkarır ve onun Penny değil başka birisi, Naomi, olduğunu görür. Bölüm, Naomi’nin Desmond diye mırıldanması ile sona erer.

SEZON 3 BÖLÜM 16 - ONE OF US

Jack’in kazazede arkadaşları ile neşeli buluşması, kazazedelerin Jack’in “Diğerleri”nden biri olduğunu düşünmeleriyle son bulur. Bu sırada Claire gizemli ve hayatını tehdit eden bir hastalığa yakalanır.

SEZON 3 BÖLÜM 15 - LEFT BEHIND

SEZON 3 BÖLÜM 14 - EXPOSE

SEZON 3 BÖLÜM 13 - THE MAN FROM TALLAHASSEE

SEZON 3 BÖLÜM 12 - PAR AVION

SEZON 3 BÖLÜM 11 - ENTER 77

SEZON 3 BÖLÜM 10 - TRICIA TANAKA IS DEAD

Bölüm Hurley’ın çocukluğunda babasıyla yaptığı diyalogla başlar. Adada ise Hurley Libby’nin mezarında Libby’i çok özlediğini belirtir. Hurley Vincent in bulduğu elin üzerindeki anahtarı görünce Vincenti kovalamaya başlar bu sayede adada bir araba bulur ve çocukluğuna dönüş yapar.




Babasının hiç birşey imkansız değildir umudunu yitirmemelisin sözü aklına gelir ve arabayı çalıştırmak için Sawyer ve Jin den yardım ister arabayı yokuştan aşağıya sürerek Charlie ile ölüme meydan okurlar ve arabayı çalıştırmayı başarırlar..

SEZON 3 BÖLÜM 9 - STRANGER IN A STRANGE LAND

SEZON 3 BÖLÜM 8 - FLASHES BEFORE YOUR EYES

SEZON 3 BÖLÜM 7 - NOT IN PORTLAND

SEZON 3 BÖLÜM 6 - I DO

SEZON 3 BÖLÜM 5 - THE COST OF LIVING

SEZON 3 BÖLÜM 4 - EVERY MAN FOR HIMSELF

SEZON 3 BÖLÜM 3 - FURTHER INSTRUCTIONS

SEZON 3 BÖLÜM 2 - THE GLASS BALLERINA

SEZON 3 BÖLÜM 1 - A TALE OF TWO CITIES

SEZON 2 BÖLÜM 23 - LIVE TOGETHER DIE ALONE

SEZON 2 BÖLÜM 22 - THREE MINUTES

SEZON 2 BÖLÜM 21 - QUESTION MARK

SEZON 2 BÖLÜM 20 - TWO FOR THE ROAD

SEZON 2 BÖLÜM 19 - S.O.S.

SEZON 2 BÖLÜM 18 - DAVE

SEZON 2 BÖLÜM 17 - LOCKDOWN

SEZON 2 BÖLÜM 16 - THE WHOLE TRUTH

SEZON 2 BÖLÜM 15 - MATERNITY LEAVE

SEZON 2 BÖLÜM 14 - ONE OF THEM

SEZON 2 BÖLÜM 13 - THE LONG CON

SEZON 2 BÖLÜM 12 - FIRE + WATER

SEZON 2 BÖLÜM 11 - THE HUNTING PARTY

SEZON 2 BÖLÜM 10 - THE 23RD PSALM

SEZON 2 BÖLÜM 10 - THE 23RD PSALM

SEZON 2 BÖLÜM 9 - WHAT KATE DID

SEZON 2 BÖLÜM 8 - COLLISION

SEZON 2 BÖLÜM 7 - THE OTHER 48 DAYS

SEZON 2 BÖLÜM 6 - ABANDONED

SEZON 2 BÖLÜM 5 - AND FOUND

SEZON 2 BÖLÜM 5 - AND FOUND

SEZON 2 BÖLÜM 4 - EVERYBODY HATES HUGO

SEZON 2 BÖLÜM 3 - ORIENTATION

SEZON 2 BÖLÜM 2 - ADRIFT

SEZON 2 BÖLÜM 1 - MAN OF SCIENCE MAN OF FAITH

SEZON 1 BÖLÜM 24 - EXODUS

SEZON 1 BÖLÜM 23 - EXODUS

SEZON 1 BÖLÜM 22 - BORN TO RUN

SEZON 1 BÖLÜM 21 - THE GREATER GOOD

SEZON 1 BÖLÜM 20 - DO NO HARM

SEZON 1 BÖLÜM 19 - DEUS EX MACHINA

SEZON 1 BÖLÜM 18 - NUMBERS

SEZON 1 BÖLÜM 17 - IN TRANSLATION

SEZON 1 BÖLÜM 16 - OUTLAWS

SEZON 1 BÖLÜM 15 - HOMECOMING

SEZON 1 BÖLÜM 14 - SPECIAL

SEZON 1 BÖLÜM 13 - HEARTS AND MINDS

SEZON 1 BÖLÜM 12 - WHATEVER THE CASE MAY BE

SEZON 1 BÖLÜM 11 - ALL THE BEST COWBOYS HAVE DADDY ISSUES

Hurley mağaralardakilere Ethan’ın uçak manifestosunda olmadığını açıklar. Jack, Ethan’ın nerede olduğunu sorar ve Michael ormana gittiğini söyler. Charlie’nin nerede olduğunu sorduğunda ise Locke, Claire’in arkasından gittiğini söyler. Jack ve Locke onları aramak için ormana gittiklerinde üç ayakizi bulurlar ve Claire ile Charlie’nin götürüldüğünü anlarlar. Jack seslenerek onları aramaya başlar fakat Locke onu sessiz olması konusunda uyarır.



Locke geri dönüp bir av ekibi kurmalarını önerir fakat Jack tek başına gitmeye karar verir.Geriye dönüş sahnelerinde Jack bir kadını ameliyat etmektedir. Bütün çabalarına rağmen kadının kalp atışları durmuştur, Jack umutsuzca CPR uygulamaya başlar. Aslında ameliyatı yapması beklenen fakat sarhoş olduğu için başarısız olan babası Dr. Christian Shephard ona ölüm anını bildirmesini söyler.

Adada Jack, Kate, Locke ve Boone arkadaşlarını bulmak için yola koyulurlar. Ayak izlerini takip ederken Charlie’nin parmak bandajlarından birini bulurlar. İzler ikiye ayrılır, Jack ve Kate Charlie’nin izini sürer, Locke ve Boone ise diğer izi sürerler.

Geriye dönüş sahnelerinde babası Jack’ten ölümün kaza sonucu olduğuna dair bir belgeyi imzalamasını istemektedir. Fakat Jack babasının ameliyattan önce alkollü olduğunu bilmektedir. Babası ayrıca bu olayın yönetimce öğrenilmesinin kariyerinin ve hayatının sonu olacağını da söylemektedir. Babasının ikna çabaları sonunda Jack formu imzalar.

Adada yağmur yağmaya başlar, Jack ve Kate dağılırlar. Jack tökezler ve Claire’in çığlığını duyar, o sırada Ethan’la karşılaşır. İki adam mücadele ederler ve Ethan Jack’e vurarak eğer takip etmeye devam ederlerse tutsaklardan birini öldüreceğini söyleyerek Jack’i uyarır.

Geriye dönüş sahnelerinde Christian Jack’in bakışları altında sahte ifadesini kurula teslim eder. Kurul ölen kadının hamile olduğunu açıklar ve Christian bunu önceden bildiğini beyan eder. Bunu duyan Jack dehşete kapılarak kurula gerçeği açıklar, babasının ameliyat sırasında alkollü olduğunu ve yaptığı hataların ölümle sonuçlandığını anlatır. Bu olay, Christian’ın doktorluk kariyerinin sonu olur.

Adada Kate Jack’in yardımına koşar ve ikili Ethan’ın izlerini takip etmeye devam ederler, Charlie’yi boynundan ağaca asılmış olarak bulurlar. Onu aşağı indirler ve Jack hışımla CPR uygulamaya başlar, Kate bunun boşuna bir çaba olduğunu söylemekte ve Jack’e durması için yalvarmaktadır fakat Jack durmaz. Bir süre sonra ise Charlie hayata döner.

Gece olduğunda Jack, Kate ve Charlie mağaralara dönerler, Charlie Ethan’ın asıl istediği kişinin Claire olduğunu açıklar. Bu sırada Boone ve Locke hala yağmurda ormanda biryerlerde aramaya devam etmektedirler. Yere gömülü bir metal keşfederler. Metal derinlere iniyor gibi görünmektedir ve onun ne olduğunu bulmak için üzerindeki çamurları temizlemeye başlarlar.

KÜLTÜREL REFERANSLAR

Boone ve Locke ormanda beraber yürürlerken Boone Locke’a “Uzay Yolu’nu hiç izledin mi?” diye sorar, Locke da “Tam olarak değil” diye cevaplar. Locke’u canlandıran Terry O’Quinn, Uzay Yolu: Yeni Nesil’de Amiral Erik Pressman’ı canlandırmıştır.

Bölümün ismi, Pete Townshend’ın All the Best Cowboys Have Chinese Eyes isimli albümüne gönderme yapmaktadır.

SEZON 1 BÖLÜM 10 - RAISED BY ANOTHER

Claire iki gece çığlıklar atarak uyanır, birisinin kendisini tuttuğunu ve karnına birşey sapladığını söyler. Fakat hiç saplama izi bulunmamaktadır. Bu saldırı sonrasında Hurley kazazedeler arasında bir sayım yapmaya karar verir ve işe koyulur.





Geriye dönüş sahnelerinde Claire’in erkek arkadaşı Thomas ile beraber gebelik testi yaptığını ve sonucun pozitif çıktığını görüyoruz. Thomas Claire’i herşeyin iyi olacağına ve iyi birer anne-baba olacaklarına ikna ediyor. Claire bir medyuma gidiyor ve medyum onun hamile olduğunu biliyor fakat birden telaşlanarak gördüklerini söylemeyi reddediyor. Daha sonra bir gün Thomas gelip sorumluluk almaya hazır olmadığını ve Claire’den ayrıldığını söylüyor.Hurley sayım yaparken herkesi tek tek dolaşıp isimlerini ve bazı bilgilerini toplayarak not almaya başlar. Bu esnada Jack Claire’i saldırıya uğramadığına ikna etmeye çalışmakta ve ona sakinleştirici yapmayı önermektedir. Claire sinirlenerek mağaralardan sahile taşınmak üzere oradan ayrılır.

Geriye dönüş sahnelerinde Claire’in medyuma tekrar gittiğini ve ona ne gördüğünü sorduğunu görüyoruz. Medyum Thomas’ın onu terkettiğini biliyor ve göreceklerinin iyi olmayacağı konusunda Claire’i uyarıyor. Bunu kabul eden Claire’e bebeğini mutlaka kendisinin yetiştirmesi gerektiğini, eğer onu başkası yetiştirirse çok kötü şeyler olacağını söylüyor. Daha sonra medyum sürekli Claire’i arayarak bunu tekrarlıyor fakat Claire bebeğini evlatlık olarak vereceğini söylüyor.

Boone, sayım yapmakta olan Hurley’e uçak manifestosunun Sawyer’da olduğunu, yapmaya çalıştığı işe yardımı olabileceğini söyler. Sürpriz bir şekilde Sawyer karşılığında birşey talep etmeden manifestoyu Hurley’e verir. Bu sırada Charlie sahile geri taşınmaya çalışan Claire’e yardım etmek isterken Claire’in sancıları başlar. Charlie bebeği doğurtabileceğini, uyuşturucuyu bile bırakabilidiğine göre bunu da yapabileceğini söyler. Fakat Charlie’nin bağımlılığını öğrenen Claire haykırarak Jack’i getirmesini söyler, ve ormanda tek başına kalır.

Geriye dönüş sahnelerinde Claire’in bebeği bir çifte evlatlık vermek için kağıtları imzalamak üzere olduğunu görüyoruz. Fakat eline hangi kalemi alsa çalışmıyor ve bu durum Claire’in dikkatini çekiyor ve birden evlatlık verme işleminden vazgeçerek medyuma gidiyor. Medyum Claire’e 6000 dolar ve Uçuş 815′e bilet veriyor. Los Angeles’da bebeği alacak bir çift olduğunu ve oraya gittiğinde ona fazladan 6000 dolar daha vereceklerini söylüyor. Claire bu birden değişen talebi şüpheli bulmuş olsa da kabul ediyor.

Adada Charlie Ethan’ı bularak durumu anlatır ve Jack’i getirmesini söyler. Ve Charlie Claire’in yanına döner, Claire ona medyumla ilgili hikayesini anlatır. Bunun üstüne Charlie, medyumun uçağın düşeceğini bildiğini, ve Claire’in bebeği kendisi yetiştirmesinin yolunun bu uçağa binmesi olduğunu düşündüğünü söyler. Claire’in sancıları azalır. Bu sırada Sayid yaralı olarak kampa döner, onlara Danielle’ı ve adada kendilerinden başka kişiler de olduğunu anlatır. Tam Hurley Jack’e aralarında uçak manifestosunda olmayan birinin olduğunu söylediği sırada Claire’in sancıları da azalmıştır ve o sırada Ethan’ın bakışları ile karşılaşırlar.

SEZON 1 BÖLÜM 9 - SOLITARY

Sayid sahil boyunca yürürken okyanustan gelen ve ormanın içine doğru giden bir kablo bulur. Ormanın içine doğru kabloyu yakip ederek ilerler ve bir tuzağa düşer. Esrarengiz bir kadın onu başka bir yere götürerek bağlar ve ona Alex’in yerini sorar. Cevap alamadıkça Sayid’e elektrik vererek işkence eder. Sayid kadına kazayı ve yakaladıkları Fransız mesajını anlatır.




Kadın kendisini Danielle Rousseau olarak tanıtır ve o sinyali gönderenin kendisi olduğunu söyler. Kadın Sayid’in eşyalarını karıştırarak bir kadın fotoğrafı bulur, Sayid fotoğraftaki kadının Nadia olduğunu söyler.Geriye dönüş sahnesinde Sayid’i bir tutukluyu sorguya çekip işkence ederken görüyoruz. Daha sonra o çıkıyor ve yerine başka bir tutuklu geliyor, Sayid’e sorularına cevap alana kadar ona işkence etmesi emrediliyor. Fakat Sayid tutuklu kadının çocukluk arkadaşı Nadia olduğunu anlıyor. Nadia daha önce de işkence gördüğünü ve Sayid ona ne yaparsa yapsın konuşmaya ikna olmayacağını söylüyor.

Adada kampta herkes stres altındadır. Locke ve yeni av arkadaşı Ethan, Hurley’e yeni buldukları eşyaları verirler. Hurley bunun içinde golf eşyaları olduğunu farkeder ve kazazedelerin stres atmalarına yardım etmek için bir golf sahası hazırlar.

Danielle, Sayid’e Nadia hakkında sorular sorar ve Sayid de onun kendisi yüzünden öldüğünü söyler. Danielle kırık bir müzik kutusunu Sayid’e gösterir ve Sayid de onu tamir edebileceğini söyler. Danielle tamiratı yapması için Sayid’i bayıltarak başka yere taşır. Daha sonra Danielle bir bilim takımının üyesi olduğunu ve gemilerinin Tahiti’den 3 gün mesafede bu adaya çakıldığını anlatır. Adada Diğerlerinin olduğunu, takım arkadaşlarının onlar tarafından hasta edilerek öldürüldüğünü ve ormanda fısıldadıklarını anlatır. Sayid ona inanmaz ve müzik kutusunu tamire devam eder. Bitirdiğinde Danielle’in onu bırakmasını ister. Dışarıdan bir ses duyarlar ve Danielle Sayid’i yalnız bırakarak sesin peşine düşer.

Geriye dönüş sahnesinde Sayid’in amiri ondan Nadia’yı öldürmesini istiyor. Oysa Sayid Nadia’nın kaçmasına yardım ediyor. O sırada amiri onları yakalıyor fakat Sayid onu öldürüyor. Nadia Sayid’in kendisi ile beraber kaçacağını düşünürken Sayid kendisini bacağından vurarak destek kuvvetler gelmeden Nadia’nın gitmesini istiyor.

Danielle yokken Sayid onun ada hakkında çıkardığı bazı notları da alarak ambardan kaçar. Fakat o sırada Danielle gelir, Sayid ateş eder fakat silah çalışmaz. Danielle ekibini kendisinin öldürdüğünü anlatır, çünkü onlara hastalık bulaşmıştır ve hastalık yayılmadan onları öldürmesi gerekmiştir. Sayid Danielle ile gitmesine izin vermesi için konuşur ve ikna etmeye çalışır. Gitmeden önce Alex’i sorar. Danielle, Alex’in kendi çocuğu olduğunu ve diğerleri tarafından alındığını anlatır.

Sayid kendi kampına dönmek üzere giderken ormanda Danielle’ın bahsettiği fısıltıları duyar.

SEZON 1 BÖLÜM 8 - CONFIDENCE MAN

Bir geriye dönüş sahnesinde Sawyer bir kadınla (Jessica) yataktadır. Yataktan kalkar, çantasını alır, çantadan etrafa paralar saçılır ve Jessica şaşırır.

Adada Sawyer Boone’u eşyalarını karıştırırken yakalar. Daha sonra Shannon kanlar içindeki Boone’u mağaraya getirir ve Sawyer’ı onu dövmekle suçlar. Jack, Sawyer’ın karşısına çıkar ama bir cevap alamaz.



Shannon’ın astım ilacı bittiği için hastalığı büyük bir sorun haline gelir. Herkes Sawyer’ın ilaçları istiflediği ve vermediği konusunda hemfikirdir. Sawyer, eğer Kate kendisini öperse ilacı vereceğini söyler. Kate Sawyer’ın aslında iyi bir insan olduğunu, onu duygulu şekilde mektubu okurken gördüğünü söyler. Sawyer Kate’e mektubu okutur. Mektubu yazan kişi Sawyer’a hitap etmekte ve annesiyle yatıp babasının parasını çaldığı için babasının annesini öldürüp intihar ettiğini, ailesini yıktığını anlatmakta ve kendisini bulup bu mektubu vereceğini yazmaktadır.Geriye dönüş sahnelerinde Sawyer bir dolandırıcı olarak görülmektedir. Jessica ve kocasıyla birlikte yemektedir ve onları kendisine yatırım yapmalarına ikna etmiştir.

Sayid, önceki gün kafasına vurup kurtulma şanslarını mahvetmesi konusunda Locke’u sorgulamaktadır. Locke ise bunu yapanın Sawyer olabileceğini, çünkü burada olmaktan onun çıkar sağladığını iddia eder. Bunların üzerine adaya gelmeden önce işkence uzmanı olan Sayid, Sawyer’a işkence yapmaya karar verir, Jack de ona yardım eder ve Sawyer’ı ağaca bağlarlar. Shannon’ın ilacını sorarlar. Sayid işkence ile tırnağını sökmesine rağmen Sawyer birşey söylemez ve söylemek için Kate’in kendisini öpmesini istediğini söyler. Kate kabul eder ve Sawyer’ı dudağından öper, fakat bunun üstüne Sawyer ilaçların kendisinde olmadığını söyler. Sayid, Sawyer’ın yalan söylediğine inanarak ona saldırır ve kolundan bıçaklar.

Geriye dönüş sahnesinde Sawyer, Jessica ve kocası ile anlaşmayı sonlandırıp paralarını almak üzeredir. O sırada çiftin küçük oğlu içeri gelir ve onu gören Sawyer anlaşmayı bozarak onları dolandırmaktan vazgeçerek gider.

Sawyer adada kolunda bandajla uyanır. Kate yanındadır ve mektubu tekrar okumaktadır. Zarfın üstündeki pulu görür ve mektubun Sawyer’a yazılmadığını, yazan çocuğun o olduğunu anlar. Sawyer Kate’e gerçeği anlatır, kendisinin de ailesini dolandıran Sawyer gibi olduğunu farkedip onun ismini aldığını anlatır. Mektubu Kate’in elinden alarak kendisine acımamasını ve gitmesini söyler.

Sawyer’a yaptıklarından suçluluk duyan Sayid, Kate’in ısrarlarına rağmen sahili terk edip tek başına zaman geçirmeye ihtiyacı olduğunu söyler. Sun, ilacı olmayan Shannon’a okaliptüs yaprağından ilaç yapar. Charlie, Claire’i daha güvenli olan mağaralara taşınmaya ikna eder.

SEZON 1 BÖLÜM 7 - THE MOTH

Charlie uyuşturucu kullanmadığı için acı çekmektedir. Ormanda bir yaban domuzunun saldırısına uğrar. Bu sırada bir geriye dönüş sahnesinde Charlie’yi kilisede günah çıkarırken görüyoruz. Daha sonra oradan ayrılırken kardeşi Liam’la karşılaşıyor ve Liam Charlie’ye DriveSHAFT’a bir kontrat yapılmasından bahsediyor. Adada Locke, Charlie’ye saldıran yaban domuzunu yakalar ve Charlie’ye yem olduğu için teşekkür eder. Charlie, Locke’dan kendisinden aldığı uyuşturucuları ister, Locke ise ona eğer üç kez isterse üçüncü isteyişinde ona geri vereceğini söyler.



Sayid, Kate ve Boone, Fransız mesajını telsizle üçgene almak için uğraşırlar. Bu sayede sinyalin kaynağını bulmayı hedeflemektedirler. Mağaralarda Charlie, Jack’in ilaçlarını karıştırıp eroinin yerine geçecek birşey aramaya başlar. Jack onu yakaladığında ise başının ağrıdığını ve ağrı kesici aradığını söyler.Geriye dönüş sahnesinde Charlie kontrat yapmak istemediğini, grubun seks ve uyuşturucu ile ilişkisinden midesinin bulandığını söyler. Liam ona istediği zaman ayrılabileceği konusunda söz verir. Bir akşam şov sırasında Liam şarkının “You All Everbody” kısmını söylemeye başlar, oysa ki bu kısmı Charlie’nin söylemesi beklenmektedir. Şovdan sonra Charlie Liam’a kızar fakat Liam onu bunun tekrarlanmayacağına ikna eder.

Charlie ve Jack mağaralarda iken uyuşturucu konusunda tartışırlar ve Charlie’nin Jack’e bağırması sonucu mağaranın girişi çöker, Charlie kurtulur fakat Jack içeride hapis kalır.

İnşaat tecrübesini kullanan Michael, kurtarma çalışmalarına liderlik eder. Sawyer Kate’e durumu haber vermek için ormana gider, fakat Kate’in tavrını beğenmediği için söylemekten vazgeçer. Charlie, Locke’a Jack’in mağarada sıkışıp kaldığını haber verir. Charlie ikinci kez Locke’tan uyuşturucularını ister. Bunun üstüne Locke ona bir kelebek kozası gösterir. Kelebeğin kozadan çıkmaya çalıştığını, kozanın kenarını yararak kelebeğe yardım edebileceğini fakat kelebeğin çıkmak için mücadele etmeye ihtiyacı olduğunu söyler. Yoksa yaşamak için yeterince güçlü olamayacaktır. Doğanın ve mücadelenin insanın güçlendirdiğini söyleyen Locke, Charlie’nin uyuşturucudan kurtulmak için kendi mücadelesini vermesi gerektiğini belirtir.

Kate ve Sawyer, sinyali üçgenleme planının 2. noktasında dururken Sayid üçüncü noktaya doğru gider. Sawyer, Kate’e Jack’in durumunu söyler ve Kate koşarak mağaralara döner. Charlie mağaradaki bir açıklıktan sürünerek içeri girer ve Jack’i bulur. Bir geriye dönüş sahnesi, Liam’ı fazla uyuşturucu almış olarak kızlarla bulur ve kızları dışarı çıkararak Liam’a grupla işinin bittiğini söyler. Liam hayır der ve Charlie ilk kez uyuşturucu kullanır. Yıllar sonra Charlie Liam’ı Avustralya’daki evinde ziyaret eder ve DriveSHAFT’a yeniden katılması için ikna etmeye çalışır. Liam reddeder fakat o olmazsa anlaşma olmayacaktır. Liam Charlie’yi hala uyuşturucu kullandığı için suçlarken Charlie de onu başlamasına sebep olduğu için suçlar. Charlie sinirlenerek ayrılır ve yakalaması gereken bir uçak olduğunu söyler.

Charlie, Jack’i mağarada omzu çıkmış olarak bulur ve bağırdığı için özür diler. Jack Charlie’ye çıkan kolunu yerine oturtmasını söyler. Artık içerideki havanın bitmek üzere olduğunu farkettiklerinde ve Kate onları çıkarmak için umutsuzca kazarken, Charlie çıkmaya çalışan bir kelebek görür ve onun sayesinde dışarı çıkmak için bir yer bulur. Jack, Charlie’yi uyuşturucudan uzak durması için ikna etmeye çalışır, onu iyi olacağına ikna eder. Çıktıktan sonra Charlie, Locke’dan kendisine ait olan uyuşturucuyu tekrar ister ve Locke geri verir. Charlie uyuşturucuya bakar ve onu gülümseyerek ateşe atar. Charlie ve Locke kozadan yeni çıkmış uçan bir kelebek görürler.

Sinyali üçgenleme çalışmasında Sawyer Kate’in yarım kalan işini tamamlar ve tam da Sayid sinyali üçgene almayı başaracağı sırada birisi kafasına vurur ve onu bayıltır.

SEZON 1 BÖLÜM 6 - HOUSE of the RISING SUN

Bir geriye dönüş sahnesinde Sun’ı bir partide görüyoruz. Garson olan Jin, Sun’a kendisiyle özel olarak buluşması için bir not veriyor. Sun, Jin ile beraber kaçıp Amerika’ya gitmek istiyor fakat Jin onurlu bir şekilde Sun’ın babasına görüştüklerini söylemeleri konusunda ısrar ediyor.



Jack, Kate, Charlie ve Locke mağaraları keşfetmeye giderler. Bu sırada Sun, Jin’in hiç bir görünen sebep yokken Michael’a baltayla saldırdığını görerek şok olur. Sawyer ve Sayid, Jin’i yakalayıp enkaza kelepçelemeyi başarırlar. Michael bu saldırının sebebinin ırkçılık olduğunu iddia eder. Mağaralara giden ekip orada iki insan cesedi bulurlar, Locke onlara “Adem ile Havva” adını takar. Kıyafetlerinin eskimesinden yola çıkarak Jack onların 40-50 yıl önce öldükleri tahmininde bulunur. Üzerlerinde içinde biri beyaz biri siyah iki taş olan bir kese bulur.Geriye dönüş sahnesinde, Jin Sun’ın babasıyla konuşmasından dönmüştür. Babası, durumu Jin’in kendisi için çalışması şartıyla kabul etmiştir. Evlendiklerinden sonra Jin bir gece eve elleri kanlı olarak döner. Jin’in bu konuda konuşmak istememesine çok sinirlenen Sun, ona bir tokat atar. Jin, Sun’a sadece babası ne isterse onu yaptığını söyler.

Sahilde Jin Sun’a babasının saatinin Michael’da olduğunu, o yüzden ona saldırdığını söyler. Locke ve Charlie mağarada çalışırlarken Locke Charlie’yi DriveSHAFT’tan tanıdığını söyler. Charlie, sonunda birisinin müzik geçmişini hatırlamış olmasından mutluluk duyar.

Jack ve Kate sahile dönerler ve oradakilere mağaralara taşınma fikrinden bahsederler. Kazazedeler aralarında tartışmaya başlarlar, bazıları kurtarma ekiplerinin onları görebilmesi için sahilde kalmaları gerektiğini söylerken bazıları da daha iyi bir sığınak ve taze su bulunan mağaralara taşınmak gerektiğini söyler. Grup sonuçta iki ayrı kampa ayrılır.

Daha sonraki geriye dönüş sahnesinde, Sun gizlice kaçma planları yapmaktadır, bu sayede Jin’den ve babasından kurtularak özgür olabilecektir. Adada, Sun Michael’ı tek başına bularak yanına gider ve ona gayet akıcı ve düzgün bir İngilizce ile “Seninle konuşmam lazım” der. Michael, Sun’ın İngilizce konuştuğuna çok şaşırır, çünkü Sun o zamana kadar hiç İngilizce konuşmamış ve bildiğini belli etmemiştir. Sun ona kocası Jin’in İngilizce konuştuğunu bilmediğini söyler. Ona Jin’in kendisine saldırma sebebinin babasının saati olduğunu söyler. Michael saati enkazın içinde bulduğunu, bir önemi olduğunu bilmediğini söyler.

Mağaralarda, Locke Charlie’ye uyuşturucu bağımlısı olduğunu bildiğini ve eğer uyuşturucuyu bırakırsa adanın ona kaybettiği ve çok özlediği gitarını geri vereceğini söyler. Charlie uyuşturucuyu verir, Locke da ona gitarının yerini gösterir, bunun üzerine Charlie çok mutlu olur. Sahilde Kate, Jack’le mağaralara gelmeyi reddeder. Michael, tehditkar bir şekilde elinde baltayla Jin’in yanına gelir ve kelepçelerini kırar. Fakat kelepçe Jin’in bileğinde kalmıştır. Michael Jin’e saati verir, ona kendisinden ve oğlu Walt’tan uzak durmasını söyler.

Geriye dönüş sahnesinde havaalanında Sun’ın Jin’i terketmek üzere olduğu görülür. Fakat Jin’in yaptığı sevgi dolu hareketi görünce kararından vazgeçer ve Jin’le birlikte uçağa biner.

O gece mağaralarda, Jack sahildekilerden bir kısmıyla birlikte dönerken Charlie gitarını çalmaktadır.

SEZON 1 BÖLÜM 5 - WHITE RABBIT

Geriye dönüş sahnelerinde Jack’in küçüklüğünü görüyoruz. Küçük Jack bir arkadaşıyla beraber zorba çocuklardan dayak yemektedir. Çocuklar Jack’e bırakıp gitme şansı verir fakat Jack arkadaşıyla birlikte kalıp ona yardım etmeye karar verir. Bu durum Jack’in daha fazla dayak yemesiyle sonuçlanır.



Adada, kazadan kurtulanlardan Joanna okyanusta boğulmak üzeredir. Boone onu kurtarmak için yüzmüş fakat ona yetişememiştir. Jack, Boone’u kurtarırken Boone kendisini bırakmasını Joanna’ya gitmesini söylese de Jack gitmez ve Boone’u kurtarır. Jack, Joanna’yı kurtaramadığı için deli olur ve o sırada yine önceki bölümde gördüğü takım elbiseli adamı görür.Hurley ve Charlie, Jack’ten azalan suları hakkında ne yapılması gerektiğine karar vermesini isterler. Yine bir geriye dönüş sahnesinde Jack’in babası küçük Jack’in dayak yemiş yüzünü görür ve ona “bir kahraman olamayacağını” söyler. Jack adada tekrar takım elbiseli adamı görür ve onun peşine düşer. Adamı yakalar ve onun babası olduğunu anlar. Babası dönüp gitmeye devam eder.

Bir geriye dönüş sahnesinde annesi Jack’e babasının Avustralya’ya çekip gittiğini söyler ve Jack’ten onu geri getirmesini ister. Jack isteksizce kabul eder. Bu sırada adada Claire bitkin düşüp fenalaşır ve o sırada kalan sularının çalınmış olduğunu fark ederler. Locke su bulmak amacıyla ormana dalar.

Jack çılgın gibi ormanda tökezleyerek babasının peşinden gider. Bu sırada bir geriye dönüş sahnesinde Jack’i babasının kaldığı otel odasını araştırıp müdürü sorgularken görüyoruz. Adada Jack deli gibi giderken bir uçurumdan düşecek gibi olur ve bir çalıya tutunur, fakat yukarı tırmanamamaktadır, o sırada ortaya çıkan Locke, Jack’i kurtarır.

Sahilde Charlie, Claire ile ilgilenmektedir. Bu sırada Sayid, Sun’da su olduğunu farkeder ve suyu Sawyer’dan aldığı ortaya çıkar. Kate, Sawyer’ı takip ederek enkazdan aldıklarını sakladığı yeri bulur fakat su Sawyer’da değildir.

Locke, Jack’e diğer herkesin bir lidere ihtiyacı olduğunu ve o liderin de Jack olması gerektiğini söyler. Jack, babasını gördüğünü ve bunun halüsinasyon olduğunu söyler. Locke ise bu adanın “özel” olduğunu belirterek bu adada gerçekleşen herşeyin bir sebebi olduğunu söyler. Ve “adanın gözlerinin içine baktım ve gördüğüm şey çok güzeldi” der. Ayrılırlar ve Locke su aramaya devam ederken Jack’e gördüğü halüsinasyonu izlemesini, “başladığı işi bitirmesini” söyler.

Geriye dönüş sahnelerinde Jack’i morgda görüyoruz. Doktor, Jack’e babasının alkol zehirlenmesinden öldüğünü söylemektedir. Jack babasını teşhis eder.

Jack o gece adada içinde taze su bolluğu olan mağaralar keşfeder. Uçak enkazının bir kısmı buradadır ve içlerinde bir tabut da vardır. Bir deriye dönüş sahnesi Jack’i havaalanında göstermektedir. Havayolları Jack’in babasının tabutunu uçağa almak istememektedir, çünkü gerekli evrakları bulunmamaktadır. Adada Jack tabutun kapağını açar ve içinin boş olduğunu görüp sinirlenir.

Sahilde, Boone Claire’e su verir. Bu sırada Charlie bunu görür ve herkes Boone’un üstüne yürür, suyun nerede olduğunu sorar. Bu sırada Jack gelerek bulduğu mağaralardan ve sudan bahseder. Bu sırada Sawyer, herkesin kendisinden daha çok Boone’dan nefret etmesinden memnun olmuştur. Jack, Kate’e babasından bahseder.

EDEBİ REFERANSLAR

Bölümün ismi, White Rabbit, “Alice Harikalar Diyarında”‘ki Alice’in takip ettiği beyaz tavşanı ima etmektedir. Alice’in beyaz bir tavşanın peşine düşerek tavşan deliğinden Harikalar Diyarı’na ulaşması ile Jack’in babasının hayalinin peşinden giderek suyu bulması birbirine benzetilmektedir.
Bölümde Sawyer’ın okuduğu “Watership Down” isimli kitap, kayıp tavşanlar hakkındadır.

YİNELENEN SÖZLER

Bölümde geçen “Live Together, Die Alone” (”Birlikte Yaşa, Yalnız Öl”), Every Man for Himself (”Herkes Kendisi İçin”) sözleri, daha sonraki bölümlerde de karşımıza söz olarak ve bölüm ismi olarak çıkmaktadır.

SEZON 1 BÖLÜM 4 - WALKABOUT

Yaban domuzlarının uçak gövdesine saldırılarının ardından Jack uçağı yakmaları gerektiğine karar verir. Kazanın üstünden 4 gün geçmiştir ve yiyeceklerinin kalmadığını farkederek ne yapacaklarını merak etmeye başlarlar. Herkesi şaşırtacak şekilde Locke bir çanta dolusu çeşit çeşit bıçağı göstererek ormanda avlanabileceklerini söyler. Kate ve Michael ona katılır ve yola koyulurlar. Gitmeden önce Michael, yokluğunda oğlu Walt’a göz kulak olması için Sun’la anlaşır.



Geriye dönüş sahnelerinde Locke’u ofiste görüyoruz. Müdürü Randy, Locke’un Avustralya’da bir tura katılacağını duymuştur ve ona sataşmakta, bu şartlar altında yapamayacağı şeyler olduğunu söylemektedir. Locke sinirlenerek “Bana ne yapamayacağımı söyleme!” der. Daha sonra Locke’u dairesinde görüyoruz, Helen isimli bir kadınla telefonda konuçmakta ve ona katılacağı turdan bahsetmektedir. Onu da tura davet eder fakat kadın müşterilerle buluşmadığını söyleyerek onu reddeder.Adada avlanma sırasında Michael yaralanır ve Kate onu taşıyarak sahile geri götürürken Locke avlanmaya tek başına devam eder. Yolda Kate ara vererek bir ağaca tırmanıp telsizi denemek ister. Ağaca çıktığında ne olduğunu bilmedikleri yaratığı farkederek telsizi aşağı düşürür ve telsiz kırılır. Onun çevredeki dalları eğerek Locke’a yaklaştığını görür. Locke ona çok yakın mesafede durmaktadır fakat kaçmak yerine olduğu yerde durup bakmaktadır.

Bu sırada sahildekiler uçağın gövdesi ile uğraşmaktadır. Claire ölen yolcular için bir hatıra seremonisi düzenlemeye karar verir. Boone Jack’e Rose ile konuşmasını önerir, Rose kimseyle konuşmadan herkesten uzakta tek başına oturmaktadır. Rose, Jack’e kocasının uçağın kuyruk kısmında olduğu halde hala hayatta olduğunu söyler. Bu sırada Kate ve Michael sahile dönerler. Sayid, telsizi kırdığı için Kate’e kızar. Kate, Locke’un başına gelenleri Jack’e söylemeye gittiği sırada Jack ormanda takım elbiseli bir adam görür ve peşinden gider. Kate de onu takip eder. Locke’u yakaladığı yaban domuzu ile bulurlar.

Geriye dönüş sahnelerinde Locke’u Avustralya’da tur şirketinde görüyoruz. Tur sorumlusu Locke’un katılmasını şiddetle reddetmekte ve Locke’un durumunun sigorta şirketi açısından çok büyük bir sorun olacağını söylemektedir. Adam kalkıp gittiği sırada Locke’u onun arkasından seslenirken tekerlekli sandalyede görüyoruz. Daha sonra kazanın hemen sonrasındaki bir geriye dönüş sahnesinde Locke’un sırtüstü yerde yatmakta olduğunu görüyoruz. Locke ayak parmağını oynatıyor ve yavaşça yerden kalkıyor, enkaz altında kalan adama yardım etmesi için seslenen Jack’in yanına gidiyor.

O gece, Claire ölen kişilerin pasaportlarından, cüzdan ve eşyalarından edindiği bilgilerle bir hatıra seremonisi düzenler. Katılmadan önce Charlie uyuşturucu alır, elindeki uyuşturucu azalmaktadır. Jack gruba katılmamıştır.

SEZON 1 BÖLÜM 3 - TABULA RASA

Grup, polisle ilgilenmeye başlar. Bu sırada Jack, Kate’in geçmişi hakkında birşeyler öğrenir.

Sinyal yakalamaya giden grup dağdan dönerken diğerlerinin moralini bozmamak için onlara Fransız kadının mesajından bahsetmemeye karar verirler. Bu sırada silahın kimde kalacağı tartışması başlar ve Kate’de kalmasına karar verilir. Geri döndüklerinde Kate gizlice Jack’e yakaladıkları sinyalden bahseder.

http://www.youtube.com/watch?v=cq4Dsv7EdyQ

Geriye dönüş görüntülerinde, Kate Avustralya’dadır ve Ray isimli bir çiftçi onu uyandırarak neden ahırında uyuduğunu öğrenmek ister. Kate, kendisini Annie olarak tanıtır ve çiftlikte bir iş ister. Bir süre orada kaldıktan sonra ayrılacağı zaman Ray’in kendisini tren istasyonuna bırakmasını kabul eder, fakat yolda kendisini bulana ödül verileceğini ve Ray’in de ödülü almak için onu teslim edeceğini öğrenir. Arkalarından polisin geldiğini gören Kate ani bir hareketle kazaya sebep olur. Ray’i kurtarmaya çalışırken kaçma şansını kaybeder.Adada Walt, Locke’un tavla oynadığını görerek yanına gider. Babası Michael, oğlunun Locke’la arkadaşlık etmesini istemez. Daha sonra Michael, Walt’un köpeği Vincent’ı bulmaya çalışır. Bu sırada Locke, bir köpek düdüğü yaparak Vincent’ı bulur ve onu Michael’a verir, Walt’un köpeğini bulan kişinin babası olması gerektiğini söyler.

Polisin yarası çok kötüdür ve acıdan bağırmaktadır, herkes bu sesten rahatsız olmaktadır. Polis Jack’e Kate’le tek başına konuşmak istediğini söyler. Kate polisle çadırdayken Hurley Jack’e Kate’te silah olduğunu söyler. Jack, Kate’in çadırdan çıktığını görür ve silah sesi duyulur. Sawyer çadırdan çıkarak yapılması gerekeni yaptığını söyler. Fakat haykırmalar devam etmektedir ve Sawyer onu kafasından değil göğsünden vurmuştur. Bunun üzerine Jack çok sinirlenerek çadıra dalar, birkaç dakika sonra artık ses kesilmiştir.

Kate, Jack’e daha önce ne yapmış olduğunu anlatmak ister fakat Jack dinlemek istemez, Kate’e eski hayatlarının geride kaldığını ve bir öneminin olmadığını söyler.

DİĞER BİLGİLER

Bölümün ismi, Tabula Rasa, felsefedeki Tabula rasa teorisine işaret etmektedir.

Tabula Rasa, aynı zamanda Buffy The Vampire Slayer dizisinde de altıncı sezon bölümlerinden birinin adıdır.

2 Aralık 2007 Pazar

SEZON 1 BÖLÜM 2 - PILOT

Kate, Jack ve Charlie sahile dönerler. Kate Charlie’ye neden ortadan kaybolup lavaboya gittiğini sorar, Charlie de kendisini iyi hissetmediği için gittiğini söyler. Oysa geri dönüşlerde Charlie’nin uçağın tuvaletinde uyuşturucu aldığı sırada türbülansa girdikleri görülür.



Adada köpeği Vincent’ı aramakta olan Walt, yerde bir kelepçe bulur ve babası Michael’a gösterir. Bunun üzerine Sawyer Sayid’in bir terörist olduğunu düşünerek Sayid’e saldırır. Uçakta kelepçeli olarak gidenin o olduğunu iddia etmektedir. Birbirine giren Sawyer ve Sayid’i daha sonra Michael ve Jack ayırır. Sayid telsizi tamir etmeyi başarır fakat yeterli bataryası yoktur ve sinyal alamamaktadırlar. Telsiz üzerine çalıştığı sırada Sayid Hurley’e Irak ordusunda asker olduğunu anlatır. Sayid iyi sinyal alabilmeleri için bir yöntem önerir ve daha yüksek bir yerde denemek üzere yola çıkarlar. Kate, Charlie, Shannon ve Boone, Sayid’le beraber yola çıkarlar. O sırada üzgün bir şekilde bir mekup okuyan Sawyer da onlara katılır. Yolda bir kutup ayısının saldırısına uğrarlar ve Sawyer ayıya ateş ederek öldürür. Sawyer’ın bir silahının olması herkesi tedirgin eder ve Sawyer bunu ölmüş olan bir polisin üzerinden aldığını açıklar. Bu sefer daha önce Sawyer’ın suçlu olduğunu iddia ettiği Sayid, polisin yanında kelepçeyle götürmekte olduğu suçlunun Sawyer olduğunu iddia eder. Kate, Sawyer’ın elinden silahı alır ve Sayid’in tarifiyle parçalarına ayırır.Bu sırada uçağın havadaki son anlarına ait bir geriye dönüş gösterilir. Uçakta Kate polisle konuşmaktadır, Jack’in iyileştirmeye çalıştığı polisle, ve bu sırada Kate’in bileklerinde kelepçeler görülmektedir. Türbülansa yakalandıklarında polisin kafasına çarpan bir çanta onu bayıltır ve Kate kendisini kelepçelerden kurtararak polisin oksijen maskesini takar, daha sonra kendi oksijen maskesini de takar, tam o sırada uçağın kuyruk kısmı koparak ayrılır ve düşer.

O sırada sahilde Jack’in iyileştirmeye çalıştığı polis kendine gelmiştir ve Jack’e “O nerede?” diye sorar. Sayid bu esnada sinyal almayı başarmıştır ve Fransız bir kadının sesini duyarlar. Biraz Fransızca bilen Shannon kadının söylediklerini çevirir: “Artık yalnızım, adada yalnızım. Lütfen biri gelsin. Diğerleri öldü. Onları öldürdü. Hepsini öldürdü.” Bu mesaj sürekli tekrar etmektedir ve iterasyon sayısından yola çıkarak Sayid mesajın 16 yıldan uzun bir süredir tekrar etmekte olduğunu hesaplar.

DİĞER BİLGİLER

Bu bölüm, 10-14 milyon dolarlık maliyeti ile televizyon tarihinin en pahalı pilot bölümüdür.

J.J. Abrams bu bölümdeki yönetmenliği ile Emmy ödülü almıştır.

İlk taslakta Jack’in öldürülerek liderliği Kate’e bırakması düşünülmüştü, çünkü Jack rolünü oynaması düşünülen Michael Keaton dizinin sürekli bir oyuncusu olmak istememişti. Fakat daha sonra bundan vazgeçildi ve Jack rolünü Matthew Fox’un oynamasına karar verildi.

SEZON 1 BÖLÜM 1 - PILOT

Jack Shephard ormanda gözlerini açar, yaralı ve nerede olduğunu şaşırmış bir haldedir. Ağaçların arasından gelen bir köpeği görür, düşüncelerini toparlamaya çalışır, cebinde küçük bir votka şişesi bulur ve olanları hatırlayarak koşmaya başlar. Koşarak sahile ulaştığında uçağın enkazı ile karşılaşır. Çok iyi bir cerrah olan Jack hemen harekete geçerek insanlara yardım etmeye başlar, hızlıca enkazın altında kalmış bir adamı kurtarır, Claire’e yardım eder ve Hurley’i ona göz kulak olmakla görevlendirir, Rosa’a CPR uygulayarak kurtarır.

Kazanın ilk şokunun ve hızla çevresindekilere yaptığı yardımların ardından Jack kendi yaraları ile ilgilenmeye başlar. O sırada tanıştığı Kate’den yarasının dikişi için yardım alır. O sırada yaptıkları konuşma sırasında Kate uçağın havada ikiye ayrıldığını anlatır. Daha sonra sahilde Jack bilinci yerinde olmayan bir adamla ilgilenmeye başlar, o sırada Kate merakla olanları izlemektedir. Kurtulan diğer kişiler de etrafta olanlarla ilgili uğraşmaktadır, bazıları cesetleri ne yapacaklarını tartışırken, Hurley enkazda bulabildiği yiyecekleri ayırarak kurtulanlara dağıtır, tüm bu olanlar sırasında olanlara karşı ilgisiz görünen Sawyer, Sayid’in dikkatini çeker.

O gece sessizliği bozan, ne olduğu anlaşılamayan bir ses duyulur ve hepsi korkarlar. Ertesi gün Jack bir yardım sinyali göndermeleri gerektiğini süşünerek uçağın kokpitindeki telsizi bulmaya karar verir. Kate, bir duman yükseldiğini gördüğünü, kokpitin yerini bulacileceğini söyler ve Jack’e katılır. Charlie’nin de onlara katılmasıyla yola çıkarlar ve kokpiti aramaya başlarlar. Kokpiti bulduklarında, yaralı şekilde hala yerinde oturmakta olan pilotu bulurlar. Charlie o sırada ortadan kaybolarak lavaboya gider. Kendine gelen pilot, Kate ve Jack’e kalkıştan 6 saat sonra bağlantıyı kaybettiklerini, Fiji’ye doğru yönünü değiştirdiğini, fakat türbülansa girdiklerini, ve olmaları beklenen yerden binlerce mil uzakta olduklarını anlatır. Kimse nerede olduklarını bilemeyecektir.

Pilotla konuşmaları aniden tuhaf bir sesle bölünür. Ne olduğunu anlamadıkları birşey pilotu kokpitten çekip alır ve hemen telsizi alıp kaçmaları gereektiğini anlayan Charlie, Kate ve Jack koşarak uzaklaşırlar. Ortalık sakinleştikten sonra bir ağacın üstünden sarkan pilotun kanlı cesedini görürler.

DİĞER BİLGİLER

Bu bölüm, 10-14 milyon dolarlık maliyeti ile televizyon tarihinin en pahalı pilot bölümüdür.

J.J. Abrams bu bölümdeki yönetmenliği ile Emmy ödülü almıştır.

İlk taslakta Jack’in öldürülerek liderliği Kate’e bırakması düşünülmüştü, çünkü Jack rolünü oynaması düşünülen Michael Keaton dizinin sürekli bir oyuncusu olmak istememişti. Fakat daha sonra bundan vazgeçildi ve Jack rolünü Matthew Fox’un oynamasına karar verildi.

Lost

Sezon 1, Amerika'da 22 Eylül 2004 tarihinde başlamış ve 24 bölüm sürmüştür. Oceanic Flight 815 seferini yapan uçağın kaza yapmasını ve kazadan hayatta kalan yolcuların adaya düşmelerini anlatmaktadır. İlerleyen bölümlerde Danielle Rousseau'nun ortaya çıkışı ile adada Others (Diğerleri)nin olduğunu anlarlar.
Sezon 2, Amerika'da 21 Eylül 2005 tarihinde başlamış ve 23 bölüm sürmüştür. Hikaye, kazadan sonraki 45 günü anlatarak devam etmektedir. Çoğu arka kapıyı kapatıp, daha fazla soru getirmiştir. Others (Diğerleri) kendilerini göstermiştir.
Sezon 3 , 4 Ekim 2006 tarihinde başlayacak ve 23 bölüm sürecektir. Dizinin yapımcıları bir basın toplantısında bu sezonun Others'a (Diğerleri) daha çok odaklanacağını ve romantizmin en çok yaşanacağı sezon olacağını belirtmiştir...
Yalanlanan Teoriler:
Dizinin karışık ve insanları teori üretmeye iten senaryosu yüzünden, internette Lost hakkında pek çok teori dolaşmakta. Hangilerinin doğru olduğunu bilmek çok zor tabii, ancak yapımcıların yaptığı açıklamalar sonucunda, yanlış olan teoriler hakkında yeterli bilgiye sahip olmak mümkün.
İşte yalanlanan teoriler:
Adadakiler aslında kazada öldü ve şu an Cennet ile Cehennem arasındaki Araf bölgesindeler ? J. J. Abrams tarafından yalanlandı
Adadakiler bir tür zaman kayması yaşıyor ? Damon Lindelof tarafından yalanlandı
Adadaki olayların uzaylılar ile bir ilişkisi var ? Damon Lindelof tarafından yalanlandı
Bütün olaylar aslında adadakilerden birinin veya birkaçının gördüğü bir rüya veya hayalden ibaret ? Damon Lindelof tarafından yalanlandı
Bu ada aslında bir reality televizyon programının seti ve adadakiler de bundan habersiz bir şekilde yaşıyorlar ? Carlton Cuse tarafından yalanlandı
Siyah Duman aslında Michael Crichton'ın Prey romanındaki gibi bir nanobot bulutu ? Damon Lindelof tarafından yalanlandı.
ek: Temayı değiştirdim, bu benim içime daha çok sinmişti.aslında 1 tema daha var belki yine değiştirebilirim.. TV Guide'ın internet sitesinde Carlton Cuse ile yapılan 3. sezona dair bir röportaj bulunmakta.. yarın yapılan röportajı okuyacaksınız.. spoiler içerir..görüşmek üzere...