8 Ekim 2007 Pazartesi

Lost 1. Sezon Hakkında Bilgi


Sezon 1 Amerika’da 22 Eylül 2004 tarihinde başlamış ve 24 bölüm sürmüştür. Oceanic Flight 815 seferini yapan uçağın kaza yapmasını ve kazadan hayatta kalan yolcuların adaya düşmelerini anlatmaktadır. İlerleyen bölümlerde Danielle Rousseau’nun ortaya çıkışı ile adada Others (Diğerleri)nin olduğunu anlarlar.



CHARLIE PACE (Dominic Monaghan)



Charlie İngiltere, Manchester’lı bir müzisyendir. Dizinin “Flashes Before Your Eyes” isimli bölümünde, adaya düşmeden çok önce sokaklarda gitarıyla “Wonderwall” isimli şarkıyı söylerken Desmond ile karşılaştığını görüyoruz.



Daha sonra kardeşi Liam ile beraber kurdukları rock grubunun (DriveSHAFT) bas gitaristi ve şarkı sözü yazarı oluyor. Charlie ilk başlarda DriveSHAFT’ın başarısını artırma konusunda kararsız görünüyor fakat kardeşi Liam’ın ona grubun temeli olduğunu açıklaması üzerine tamamen ikna oluyor. DriveSHAFT’ın ünü giderek artıyor ve Charlie kontrolü ele almakta olan kişinin Liam olduğunun ve Liam’ın kendisini uyuşturucu kullanarak tükettiğinin farkına varıyor. Bir konser öncesinde Charlie Liam’la bunu konuşmaya çalıştığında Liam Charlie’ye grubun kendisi olduğunu haykırıyor. Soyunma odasında yalnız kalan ve morali çok bozulan Charlie, Liam’ın uyuşturucularından kullanıyor. (Filmde eroin yerine şeker kullanılmıştır)

KAZADAN SONRA

Charlie’yi kazadan sonraki ilk günlerde iyi ve kibar bir tutum içinde görüyoruz. Pek çok kurtarma aktivitesine katılıyor, dışlanmaktan kaçınıyor ve yararlı olmaya çalışıyor. Diğer kurtulanlarla kendi şöhretini hatırlatacak konularda konuşmaya çalışıyor. “Pilot” isimli bölümde, Charlie telsiz bulmaya çalışma işinde Jack ve Kate’e eşlik ediyor. Uçak enkazındalarken, uçuş sırasında tuvalete sakladığı eroinlerini bularak yanına alıyor, böylece uyuşturucu kullanımına adada da devam edebiliyor.

“House of The Rising Sun” isimli bölümde Locke Charlie’nin bağımlılığını farkediyor ve onu bağımlılıktan kurtulması için ikna etmeye çalışıyor. “The Moth” isimli bölümde Charlie uyuşturucu kullanmamanın ıstırabına dayanamayarak Locke’dan eroinini geri istiyor. Locke Charlie’ye eğer üç kez isterse üçüncüde eroinini geri vereceğini söylüyor. Jack mağaralarda kayalar arasında sıkışıp kaldığında Charlie onu kurtarmanın bir yolunu buluyor ve kendine güveni geliyor. Locke’dan eroini 3. defa daha istiyor, Locke istemeye istemeye eroinleri verdiğinde Charlie onları hemen ateşe atıp yakıyor.

“Confidence Man” isimli bölümde Charlie’nin Claire’e düşkünlüğü ortaya çıkıyor ve onu mağaralara taşınmaya ikna ediyor. “All the Best Cowboys Have Daddy Issues” isimli bölümde ikisi Ethan tarafından kaçırıldığında Charlie ölümden dönüyor. “Homecoming” isimli bölümde Claire sonradan kampa döndüğünde Ethan Claire’i vermezlerse her gün içlerinden birini öldürmekle tehdit ediyor. Ethan’ı yakalamak için plan yapıp onu tuzağa düşürdüklerinde Charlie Ethan’ı vurarak öldürüyor.

Claire doğum yapıp Aaron dünyaya geldiğinde Charlie ikisine bakma konusunda sorumluluk hisseder hale geliyor. “Exodus” isimli bölümde Rousseaue tarafından kaçırılan Aaron’u bulmak için Sayid’le beraber onun izini sürerek sonunda çocuğu geri alıyor. Takip esnasında uyuşturucularla dolu olan uçağın yanına geldiklerinde Sayid heykelciklerin içinde eroin olduğunu söylüyor ve yeniden aklı uyuşturucuya kayan Charlie bunlardan alıyor, daha sonra bir tanesini Charlie’nin çantasında görüyoruz.

DriveSHAFT

DriveSHAFT dizideki kurgusal bir rock grubudur, Charlie ve kardeşi Liam Pace’in grubudur, gerçek hayattaki Oasis grubu ile benzerlik gösterir şekilde kurgulanmıştır. Grup “You All Everybody” isimli parçasıyla büyük bir çıkış yapmış ve İngiltere ve Amerika’da çok tutulmuştur. İki kardeş arasında uyuşturucu yüzünden bir gerginlik yaşanmaya başlamış ve sonunda yolları ayrılmıştır. Boş geçen bir süreden sonra Charlie grubu yeniden toplayıp 8 haftalık bir turne düzenlenmesi işini ayarlamıştır. Fakat maalesef Liam artık yeni kurduğu ailesiyle beraber Avustralya’da yaşamaktadır. Charlie onu görmeye gider, Liam’ı “DriveSHAFT’ı sensiz kabul etmiyorlar” diyerek tura katılmaya ikna etmeye çalışır. Liam’ın kabul etmemesi üzerine sinirlenerek Los Angeles’a giden uçağı yakalayıp tura Liam’sız başlamak üzere yola koyulur.

“Everybody Hates Hugo” isimli bölümde Hurley Charlie’ye DriveSHAFT’ın harika bir grup olduğunu düşündüğünü söyler.

“Flashes Before Your Eyes” isimli bölümde Charlie’nin sokakta söylediği Wonderwall isimli şarkı Oasis grubuna aittir.

J.J. Abrams’ın başka bir dizisi olan, yine ABC kanalında yayınlanan Alias isimli dizide ana karakter olan Sydney Bristow’un partisinde arka planda “You All Everybody” şarkısının çaldığı duyulur.

İLGİNÇ BİLGİLER

İlk başta Charlie 41 yaşında eski ve artık gözden düşmüş bir rock yıldızı olarak düşünülmüştü, fakat oyuncuları seçen ekip tarafından Sawyer için yapılan denemelerde beğenilerek ona şimdiki Charlie rolü verildi.

Charlie’nin (gerçek hayatta Dominic Monaghan’ın) sol kolunda “Living is easy with eyes closed.” (Gözler kapalıyken yaşamak kolaydır.) yazılı bir dövme bulunuyor. Bu, Beatles’ın “Strawberry Fields Forever” isimli şarkısının sözlerinden bir parça. Aynı zamanda sağ kolunda da elf harfleriyle 9 yazan bir dövme bulunuyor, bunu da Yüzüklerin Efendisi üçlemesindeki rolü sırasında yaptırmış.

Gerçek hayatta, dizideki Kate Austen’i oynayan Evangeline Lilly, Charlie’yi oynayan Dominic Monaghan’ın kız arkadaşıdır.

BOONE CARLYLE (Ian Somerhalder)



Shannon’ın üvey ağabeyi. Hiç para sıkıntısı çekmemiş. Annesinin şirketlerinden birinde düğün organizasyonu yapıyor, aynı zamanda bir cankurtaran. Kız kardeşi Shanon’a aşık.

JIN-SOO KWON (Daniel Dae Kim)



İngilizce bilmeyen Jin ve Sun Koreli bir çift. İngilizce bilmediğinden sürekli gruptan dışlanıyormuş gibi görünüyor. Jin’in kontrolcü tutumu durumu daha da zorlaşıyor. Karısı Sun’ı çok kıskanıyor ve başka biri karısına ilgi gösterdiğinde bu tutumu doruk noktasına ulaşıyor.

Hugo “Hurley” Reyes (Jorge Garcia)



Bir tavuk kanadı restoranında servis elemanı olarak çalışmıştır. Hayali bir arkadaşı olduğu için bir süre akıl hastanesinde kalmıştır. Bir gün akıl hastanesinden, akıl hastası arkadaşı Lenny’nin sürekli tekrarladığı “4, 8, 15, 16, 23 ve 42″ sayılarıyla piyango oynar ve büyük ikramiyeyi kazanır. Ancak bundan sonra bütün olaylar ters gitmeye başlar; büyükbabası vefat eder, büyükbabasını gömen adamı cenaze töreninde birkaç kez yıldırım çarpar, annesinin bacağı kırılır, annesine aldığı kocaman ev yanar, onun piyango haberini yapan Tricia Tanaka adlı muhabir hanım onun yeni açtığı dükkanın haberini yaparken hem muhabir hanıma hem de restoranına meteorit düşer.



Yani talihsiz olaylar Hurley’nin başını bırakmaz. Yalnız bu olaylarda bir gariplik vardır; Hurley’e hiçbirşey olmaz fakat tanıdıklarına, sevdiklerine, sevdiği mekanlara sanki bir lanet çökmüştür. Hurley bunu araştırmaya karar verir ve Lenny’nin birlikte bir görev sırasında keşfettiği sayıların (4, 8, 15, 16, 23, 42) arkadaşına gider. Ne yazık ki arkadaşı ölmüştür fakat karısı yaşamaktadır. Karısı da Hurley’e kendi hikayesine benzeyen bir hikaye anlatır; onlar da bu sayılarla çekilişe katılmıştır ve onların başına da bu tür talihsizlikler gelmeye başlamıştır. Onlar da çölün ortasında bir eve yerleşmiş, çözümü bunda bulmuştur.Hurley umutsuz bir şekilde evine döner. Bu sefer de yıllar önce onu terkeden babası para için dönmüştür. Hurley de tüm ısrarlara rağmen Avusturalya’ya gider ve ekibe böylece katılır.

İLGİNÇ BİLGİLER

Hurley adanın sevimli şişkosu olarak tanınır.

Masatenisinde çok iyidir, Sawyer’ı yenmiştir ve böylece Sawyer’ın bir hafta kimseye laf etmemesini sağlamıştır.

Adada bir minübüs bulmuştur.

Adada yaptığı sayım sonucunda Ethan’ın kazazedelerden biri olmadığını keşfetmiştir.

CLAIRE LITTLETON (Emilie de Ravin)



Claire, araba kazası geçirdiğinde genç gotik bir avustralyalı bayandır. Kaza sırasında aracı Claire kullanmaktadır ve yolcu olan annesi ön camdan fırlar. Annesi hayyata kalır ama bitkisel hayata girmiştir. Bu durumdan Claire kendini sorumlu tutmaktadır. Kazadan bir süre sonra, Christian Shephard kendini Claire’nin annesinin yattığı hastanede gösterir. Claire’e babası olduğunu ve hastane masraflarını karşıladığını söyler. Sonra, Christian Claire’nin iş yerine gelir (geçivi dövme salonu), onu bir kahve içmeye dışarı götürür. Ona annesinin acısını dindirmek için ölmesine izin vermesini önerir. Claire daha adını öğrenemeden babası hayatından çıkar ve bir daha görünmez.



Claire’in önceki 10 yılından.Claire daha sonra Fish ‘n’ Fry’da iş bulur. Hamile kalır, ve çocuğu evlatlık vermeye karar verir. Erkek arkadaşı ve bebeğin babası Thomas’ın onu terk etmesi ile kararı kesinleşir. Hala annesini hastahanede ziyaret etmektedir ve annesine kararını fısıldar. Planları içindeki suçluluk duygusu ve psişik Richard Malkin sayesinde değişir. Malkin bir kaç ay boyunca Claire’nin peşini bırakmaz ve ona bebeğe onun haricinde biri bakarsa çok büyük kötülük geleceğini söyler. O giderek artarak rahatsız eden istekleri reddettikçe, Malkin taktiklerini değiştirir. Claire’e Los Angeles’ta bebeği evlat edinmek isteyen bir çift olduğunu söyler. Çoktan ertesi gün Amerikaya giden bir uçaktan bir bilet bulmuştur (Oceanic 815). Sadece bu uçakla gidebileceğini, başka bir uçağın uygun olmadığını söyler. Kazadan sonra, Claire pisişiğin kazadan haberi olduğuna ve onu kandırdığına inanmaya başlar, ve bunu bebeği ve onu ayırmamak için planladığını anlar. Ardından, geriye dönüşlerden birinde Mr. Eko’nun, pisişiğin yalancı gerçek olmadığını iddia ettiği görülür.

KAZADAN SONRA

Kazadan sonra Claire diğer yolcular tarafından ihmal edilir. Claire bunu istemektedir çünkü O hamileydi. Durumunu sürekli takip eden doktor Jack’in tavsiyelerine göre, sadece Charlie Claire ‘e yakınlaşır, ve arkadaş olurlar. Claire ve Charlie Ethan Rom tarafından kaçırılır. Kaçırılmadan sonra ilk Charlie bulunur, Claire ise iki hafta sonra bir ceset gibi ortalıkta gelir, hala hamileliği devam etmektedir ama kaza ya da kaçırılmayla ilgili bir şey hatırlamamaktadır.

Maternity Leave bölümünün özet kısmında Ethan Claire’e kaçırmadan sonra ne yaptıkları anlaşılmaktadır. Claire Dharmanın sağlık istasyonuna götürülür ve bebeği için ilaç verilir. Ethan Claire’e onu uysal tutmak ve mutlu kalmasını sağlamak için ona sakinleştiri verir. O’na bebeği alacaklarını ve Claire’nin geri kampa gitmesi gerektiğini söyler. Claire Ethan’nın bebeği tutma fikrine güvenmeye başlar. Ethan bebek doğduktan sonra ona verecekleri odayı gösterir, içerisi bebek mobilyaları ve oyuncakları ile doludur. Eşyaların arasında Oceanic Airlines atlıkarıncası gören Claire bunu rüyasında olduğunu düşünür. Sonra, Claire uyurken ona bebeğini bu gece alacaklarını ve onu öldüreceklerini söyleyen bir genç kız tarafından uyandırılır. Claire panikler ve genç kız kaçmasına yardım etmek için onu kloroform ile bayıltır. Claire ormanda Rousseau’nun onu bulduğu yerde uyanır. Claire Ethan için bağırmaya başlar, ve Rousseau Claire’i diğerlerinin bulmaması için bayıltır. Claire bayılmadan önce Rousseau kolunu tırnaklarıyla çizer ama Rousseau onu kampa taşır.
Claire kaçırıldığını hatırlıyor.Bir erkek bebeği olur, Aaron. Doğuma Kate yardımcı olur çünkü o sırada Jack Boone’un hayatını kurtarmaya çalışıyordur. Doğumdan sonra, Claire diğerlerine inanma konusunda güçlük çeker. Buna rağmen, Charlie, Claire’e Aaron konusunda yardıma ihtiyacı olduğunda yardıma hazırdır. “Do No Harm,” bölümünde söylemeye değer bir diğer şeyse Sawyer (öncesinde Claire ile çok az irtibatı varken) Claire’e alışılmamış bir jestle balık teklif eder; sonra, bir sonraki bölümde “The Greater Good,” adlı kitabı Aaron’a okumaktadır çünkü sesi bebeği sakinleştirmektedir.

İlerleyen konularda, Claire, deniz kenarında yürürken, saldaki mesaj şişesini bulur. Kötü bir şey olmasından korkarak, Shannon’a danışır . İkisi de şişeyi Sun!a vermeye karar verir çünkü kocası Jin de salda gidenlerdendir.

Kuyruk bölümündekilerden Mr. Eko, Claire’in oğlunun adının Aaron olduğunu öğrenir, Aaron Musa’nın kardeşinin adıdır diye ekler. Neden bu ismi verdiğini sorar. Claire ise beğendiği için olduğunu söyler. Eko Charlie’nin sakladığı Bakire meryemheykellerini görünce, Claire’e onların içinde eroin olduğunu gösterir. Ardından, Claire Charlie ile uyuşturucular konusunda yüzleşir, ve onun uyuşturucu bağımlısı olmasıyla ilgili bir şeyler hatırladığını söyler. Claire Charlie’ye ondan ve bebeği Aaron’dan uzak durmasını söyler. Bunun sonucunda, Charlie bebeğin tehlikede olduğu ile ilgili rüyalar görür. Charlie Aaron’un mutlaka kötülükten korunmak için vaftiz olması gerektiğini düşünür, ve bebeği çalar. Bunun üzerine Claire charlie’ye daha az güvenmeye başlar, ama Eko’ya bebeği ve kendisini vaftiz edip edemeyeceğini sorar. Claire bu olanlardan sonra bir daha görüşmez, ama Charlie çoğu zaman Locke’ı Claire’e yardım ederken görür.

Aaron birdenbire hastalandığında, Claire Libby’ye (clinical psychologist olmak istemektedir) Ethan’ın yanındayken ne olduğunu hatırlamasına yardım edip edemeyeceğini sorar. CLaire tıbbi merkezde olanlarla ilgili anılar hatılamaya başlar(sonrasında The Staff bölümünde bulmaktadır). Kate ile birlikte götürüldüğü Dharma tıbbi merkezini aramaya çıkar. Olaylar devam ederken, Ona yardım eden genç kızın Rousseau’nun Diğerleri tarafında 1 haftalıkken kaçırılan kızı Alexandra olduğunu anlar. Charlie, Claire ve bebeği için havalı enjektör ve aşı bulur. Libby ve Ana Lucia cenaze töreninde, Claire, Charlie’nin elini tutar, ve yeniden arkadaş olmalarını onaylar. Sonra “Live Together, Die Alone” adlı bölümde onu öper.

“Further Instructions” bölümünde Locke geri geldiğinde, Claire, Charlie’nin onu aramaya çıktığını söyler. Charlie ve Locke yaralı bir halde olan Eko ile birlikte geri gelirler, Claire’e işi kanı temizlemek için temiz havlu bulma işi düşer. O günden sonra, Desmond Claire’e yaklaşır ve başarısızca onu korumaya ikna etmeye çalışır.
Desmond’ın Claire’i kurtarışıErtesi gün, Claire yüzmeye karar verir, Aaron’ı Sun’ın gözetiminde bırakarak ayrılır. Ne yazık ki, Claire birden denizin açıklarında suda kalır. Desmond Claire’i kurtarır ve yeniden canlandırır(”Flashes Before Your Eyes”). Claire Onun 6.hissinin güçlü olduğunu bilmeden Desmond’un yanına gider ve teşekkür eder,
“Left Behind” bölümünün gecesinde, Sawyer Claire’i ziyaret eder ve, aralarında geçen garip konuşmadan sonra Sawyer garip bir jest yaparak bir battaniye verir. Sawyer ertesi gün tekrar ziyaret gelir, ve daha çok sohbet eder. Claire Aaron’ı tutmasına izin verir. “One Of Us” bölümünde Claire Aaron’nun ağlamasını duyamaz Charlie gelip bebekle ilgilenir. Jack diğerleri ile Juliet hakkında tartşırken, Claire tüm gün kendini hasta hisseder. Claire Kanlı öksürmeye başlar. Juliet Jack ve Kate’e Claire’e yardım edebileceğini söyler çünkü Claire kaçırıldığında adadaki Claire’e her hamile kadının ölmesinden kurtarmıştır. Juliet Ethan’nın gizli deposundan ilaç getirir ve Claire’i tedavi eder. Fakat olanlar Ben tarafından herkesin Juliet’e güvenmesi için planlanmıştır.

JOHN LOCKE (Terry O’Quinn)



Adaya düştüğü andan itibaren tuhaf davranışlarda bulunan, iyi bir avcı olup arkadaşlarını yönlendiren John Locke, adada Jack ile beraber lider konumundadır.

Küçüklüğünde bir ailede evlatlıktır. Daha sonra gerçek babası ortaya çıkar ve ona iyi davranarak onun kalbini kazanır. Kendisine acındırarak John’un böbreğini alır, daha sonra onu görmek bile istemez ve bir dolandırıcı olduğu ortaya çıkar. Bu, John’un geçmişindeki en büyük acıdır.



John Locke adaya düştüğünde tekerlekli sandalyeye mahkum biridir fakat mucizevi şekilde iyileşir. Bu iyileşmeyi adanın bir mucizesi olarak görür ve adaya büyük hayranlık duyar.

KATE AUSTEN (Evangeline Lilly)



Cesur bir kadın olan Kate grupta ilk insiyastifi alan ve adadan kurtulma yollarını arayan kişilerden biri. Diğer leri gibi onunda karanlık ve şaşırtıcı bir sırrı var. Bir kanun kaçağı olan Kate, işlediği en önemli suç, uzunca bir süre üvey babası olarak bildiği babasını öldürmektir. uçakta polis eşliğinde seyehat ediyordu. Hayat onun için uçak kazasından sonra yeniden başladı. Sawyer, Kate ve Jack arasında bir aşk üçgeni var.



İLGİNÇ BİLGİLER

İlk başta Kate, kaza sırasında kocası uçağın kuyruk kısmında banyoda olan ve bu yüzden ayrı düşen daha yaşlı bir kadın olarak düşünülmüştü. Daha sonra onun yerine Rose ve kocası Bernard fikri ortaya çıktı ve vazgeçildi.

Yoon-jin Kim aslında Kate rolü için düşünülmüştü. Yapımcılar onu sevdiler fakat role tam da uygun olmadığını düşündüler, onun için Sun-Hwa Kwon rolünü yazdılar.

Gerçek hayatta, Kate Austen’i oynayan aktris Evangeline Lilly, aynı dizide Charlie Pace’i oynayan Dominic Monaghan’ın kız arkadaşıdır.

Gerçek hayatta, Evangeline Lilly’nin Hawaii’de başka 2 oyuncuyla paylaştığı evi yandı

MICHAEL DAWSON ( Harold Perrineau Jr.)


Oğlu Walt ile birlikte adaya düşen Michael Dawson ilk zamanlar diğer kazazedeler ile uyumlu bir görüntü çizmiştir. Geçmişinde ayrıldığı eşinden oğlu Walt’u alma çabaları geniş yer tutmaktadır.İnşaat işiyle uğraşmaktadır ve çizim yapmaktadır.



İlerleyen zamanlarda Walt’un kaçırılması ile birlikte karakteri ve huyu değişen Michael daha saldırgan tavırlar göstermeye başlamıştır. Adanın diğer gizemli sakinleri ile yapılan pazarlıklar sonrası oğlu ile birlikte bir bot ile adadan gitmesine izin verilmiştir.

SUN (Yoon-jin Kim)



Bitkiler konusunda oldukça fazla bilgiye sahip olan Sun Jin’in karısı. Jack’e tedavi ve ilaçlar konusunda yardımcı olmaya çalışıyor.Sun kazadan sonra kocası Jin’den başka kimseyle konuşmaz. Çünkü kocası dahil herkes ingilizce bilmediğini sanmaktadır.



Daha sonra Michael’a ve Kate’e İngilizce bildiğini açıklamak zorunda kalır, sonunda kocası da durumu öğrenir. Artık Sun İngilizce olarak herkesle konuşmakta ve Jin’in de öğrenmesi için çaba harcamaktadır. Eşinin baskıcı tutumlarından oldukça bunalmış bir kadın olan Sun’ın babası Kore’nin en zengin iş adamlarından biri.

SHANNON RUTHERFORD (Maggie Grace)



Shannon, dizinin ilk sezon bölümlerinde, ikinci sezonun sekizinci bölümünde ve üçüncü sezonda bir bölümde yer almıştır.

Dizide uçak kazasından üvey kardeşi Boone Carlyle birlikte kurtulmaktadır. Erken yaşlarda ona karşı duygusal bağlılık hisseden Shannon daha sonra bu düşüncelerinden uzaklaşmıştır. Yaşamının bir döneminde bir de evlilik yapmış ve Fransa’da yaşamıştır. Ondokuz yaşındayken trafik kazasında babasını kaybetmiştir. Bu dönem sonrası da üvey annesinin kıskanç davranışlarına maruz kalmıştır.



Astım hastalığı olan Shannon kaza sonrası adada Sayid Jarrah ile bir beraberliğe adım atmış ancak trajik bir şekilde kaza kurşunu ile ölmüştür.

WALT (Malcolm David Kelley)



Babası Michael Dawson ile birlikte kazazedeler arasına katılan Walt dizinin ilk sezonunda diğerleri tarafından kaçırılır. Onu takip çabaları sonrası adanın diğer sakinleri ile karşılaşılır. Diğerleri onun özel yeteneklerle donatılmış (mesela aynı anda başka bir yerde bulunabilmesi gibi) bir çocuk olduğunu düşünmektedir.



Dizinin ilerleyen bölümlerinde diğerlerinin lideri Henry Gale ile yapılan pazarlıklar sonrası Walt ve Michael Dawson’ın adadan bir botla ayrılmasına izin verilmiştir. Fakat adadan ayrıldıktan sonra ilk olarak Shannon Walt’ı görmüştür. Bunu Sayid’e anlatmış fakat Sayid, Walt’ı adadan ayrıldığı için görmesinin imkansız olduğunu söylese de daha sonra ikisi beraber tekrar görmüştür. Zaten görmelerinin ardından Ana-Lucia Walt’ı görüp onun peşinden koşan Shannon’u tabancayla vurarak ölümüne yol açmıştır. Bu olaydan sonra bir çok bölüm görünmeyen Walt, 3. Sezon finalinde Benjamin tarafından vurulup Dharma üyelerinin toplu mezarına düşen John Locke’u kurtarmıştır. Tüm bunlardan hareketle Walt’ın gerçekten özel yetenekleri olduğu, adadan ayrılmasına rağmen geri dönerek insanlara yardım ettiği düşünülebilir. Keza Shannon Walt’ı en son gördüğünde kendisine susmasını söyledi ve Shannon susmayıp onu kovaladığı için Ana-Lucia tarafından öldürüldü.

Birtakım çevreler Walt ve babasının aslında adadan kurtulamayacağını, bindikleri bot ile okyanusta daireler çizerek sonunda tekrar adaya döneceklerini öne sürseler de, 3 sezon boyunca adada geçirilen yaklaşık 90 günlük süre içinde Walt 3 yaş yaşlandığı ele alındığında geri dönüşünün pek de mümkün olmadığı aşikardır. 3. Sezon finalinde John Lock’u kurtarırken artık bir çocuktan öte, karşımızda bir delikanlı gördük.

SAYID JARRAH (Naveen Andrews)



GEÇMİŞİ
Doğma büyüme Irak’lı olan Sayid, Saddam’ın ordusundan İletişim Subayı görevini yapmaktaydı. Çocukluk aşkı kendisini Oceanic Uçuş 815′te seyahat etmesinin nedeniydi. Körfez Savaşı sırasında Amerikan askerleri onu, en yakın arkadaşı Nadia’ya işkence yapmaya zorlamıştır. Bu, onun geçmişindeki unutmak istediği bir yaradır ve bu olaylar yüzünden derin pişmanlıklar duymaktadır. Geçmişinde Fransa’da bir lokantada çalışmıştır.



ADADAKİ HAYATI
Sayid Jarrah adaya ilk düştüğünde Sawyer tarafından önyargıyla karşılanmıştır, çünkü kendisi bir Irak’lıdır ve 11 Eylül olayları sebebiyle potansiyel suçlu olarak görülmektedir. Ama daha sonra adadakiler için ne kadar yararlı olduğunu kanıtlamıştır. Kendisi bir İletişim Subayı olduğu için, uçağın kokpitinde bulunan vericiyi çalıştırmayı başarmış ve böylece adada 16 yıldır dönüp duran imdat çağrısını yakalamıştır. Ayrıca Sayid, kendini Henry Gale adıyla tanıtan insanın sahtekar olduğunu ilk bakışta anlamış ve ne kadar insan sarrafı olduğunu bizlere göstermiştir. Ve belki de yaptığı en önemli şey de Michael’ın yalan söylediğini ve kendilerini bir tuzağa sürüklediğini anlamasıdır. Kendisi adanın sempatik insanlarından biridir. Adada tanıştığı Shannon’la kısa bir ilişki yaşamıştır, ancak Shannon’ın trajik ölümüyle birlikte bu ilişki de sona ermiştir.

JACK SHEPHARD (Matthew Fox)



Jack, dizinin ana karakteridir. Christian Shephard’ın oğlu, Claire’in üvey kardeşidir, fakat bunu ne Jack ne de Claire bilmemektedir.

Jack, babasının baş cerrah olarak çalıştığı hastanede cerrah olarak çalışmaktadır. Kolombiya Üniversitesi’nde tıp okumuştur.

Jack bir bilim insanı portresi çizer ve doğuştan liderdir. Suskundur fakat açık konuşur. İçindeki bazı duygusal şeyler onun kadınlarla ilişkisini zorlaştırmaktadır.

Jack, babasının da cerrah olarak çalıştığı St. Sebastian Hastanesinde çalışan yetenekli bir omurilik cerrahıdır.



Bağlantıları
Claire: üvey kardeşlerdir, dolayısıyla Jack, Aaron’un dayısıdır.
Ana Lucia : Sidney Havaalanında beraber bir içki içtiler ve flört ettiler.
Boone : Jack müstakbel eşine ameliyatta öncelik verince Boone’un üvey babası Adam Rutherford’u kaybeder.
Desmond : Jack’in ameliyattaki başarısızlığından sonra Los Angeles Stadyumu’nda koşarken karşılaşmışlardır. (Desmond Jack’e ‘bir sonraki hayatta görüşürüz’ demiştir)
Sawyer : Jack’in babası ölümünden hemen önce Sawyer’la Sidney’deki bir barda tanışmıştır.
Shannon : Jack müstakbel eşine ameliyatta öncelik verince Shannon’un babası Adam Rutherford’u kaybeder.

James “Sawyer” Ford (Josh Holloway)





1968′de Knoxville, Tennessee’de doğan Sawyer’ın gerçek ismi James Ford’dur. Ailesinin yıkılmasına sebep olan dolandırıcı Sawyer’ın ismini takma isim olarak kullanır ve kendisi de bir dolandırıcıdır.

Gerçek Sawyer, küçük James Ford’un ailesini dolandırmak için annesi ile ilişkiye girmiş ve tüm paralarını ellerinden almıştır. Bu olay sonucunda James’in babası, annesini öldürüp intihar etmiştir. Bu olayların üzerine James dokuzuncu sınıftayken okulu bırakmıştır.



Gerçek Sawyer’dan intikam almak için yemin eden James kendisini mali bir sıkıntının içinde bulur ve kendisi de dolandırıcılar dünyasına dalar. Sawyer’ın mesleğini ve ismini alır, kendi çekiciliğini kadınları baştan çıkarıp dolandırmak için kullanır.

En çok kullanığı dolandırıcılık yöntemi şu şekildedir : Bir kadınla geçen gecenin ardından yataktan kalkar ve önemli bir toplantıya geç kalmış tavrı takınır. Hızlıca çantasını alırken çanta açılır ve içindeki tüm paralar etrafa saçılır. Kadının aslında bunu görmemesi gerekiyormuş gibi davranır ve kadının kendisinin veya zengin kocasının da bu gizli işe para yatırmasını sağlar.

Dizide Sawyer’ın geriye dönüşlerinden birinde Sawyer’ın Jessica isimli bir kadını ve kocası David’i bu yöntemle dolandırmak üzereyken görüyoruz. Ailenin küçük çocuğunu görünce kendisinin yaşadıklarını hatırlıyor ve gerçek Sawyer’ın kendisine yaptıklarını onlara da yapıp aileyi dağıtmak istemediği için anlaşmadan vazgeçiyor.

Sawyer’ın diğer bir dolandırıcılığında dul Cassidy Phillips dolandırılmak üzere olduğunu anlıyor ve Sawyer’a boşanma sırasında aslında kendisine pek bir şey kalmadığını söylüyor. Fakat dolandırma işi ilgisini çekiyor ve Sawyer’dan bunu kendisine de öğretmesini istiyor. Sawyer ona birkaç basit dolandırma yöntemini gösteriyor ve Cassidy bir süre sonra daha büyüğünü gerçekleştirmek istediğini ve aslında eski kocasından almış olduğu 600,000 doları olduğunu söylüyor.

Daha sonra, Cassidy’yi dolandırmaktan vazgeçmiş olmasına rağmen ortağı Gordy’nin tehditleri sonucunda devam etmeye zorlanır, eve döner ve Cassidy’ye kaçmasını söyler, kendisini paraları bir çantaya doldurup Cassidy’ye verir gibi gösterir. Parası olduğunu önceden bildiğini itiraf eder ve parayı getirmezse kendisini öldürmek için dışarıda bekleyen bir araba olduğunu söyler. Cassidy çantayı alıp gider ve Sawyer bir süre bekledikten sonra eve girer ve gerçek paraların olduğu çantayı alarak (Cassidy’ye verdiği sahtedir) oradan ayrılır.

Kazadan kısa bir süre önce Sawyer’a gerçek Sawyer’ın Avustralya’da olduğu bilgisi verilir. Sawyer Avurtralya’ya gider ve orada kendisine söylenen adamı bularak birkaç el ateş eder ve öldürür, fakat ölmeden önce adamın söylediklerinden kandırıldığını anlar, aslında Sawyer’ı ona gönderen kişi, kendisine borcu olduğu için onu Sawyer’a öldürtmüştür.

Avustralya’dayken bir bar kavgasına karışır ve polis tarafından Avustralya’dan tekrar dönmemek üzere gönderilir..

Fakat aradığı gerçek Sawyer’ı adada bulur ve onu öldürür.


Bağlantıları

Boone: Sidney’deki polis karakolunda aynı sahneyi paylaştılar. Sawyer tutuklanıyor ve Boone kızkardeşini arıyordu.

Jack: Jack’in babasıyla ölümünden hemen önce Sidney’deki bir barda tanışıp bir kaç tek atmiştir

Kate: Kate’in annesinin çalıştığı lokantaya giden Sawyer, Kate’in annesi ile sohbet eder

7 Ekim 2007 Pazar

Lost Dizisinin Konusu

Uçak kazası ile bir adada mahsur kalan insanların öyküsü anlatılmaktadır. Özellikle her bölümde, bir karakterin geçmişine gidilerek ana senaryo beslenmektedir.

Bu adada mahsur kalan 48 kişi arasında değişik karakterler mevcuttur; bir cerrah, bir iletişim subayı, bir rock yıldızı, bir kanun kaçağı, bir inşaat işçisi, bir dolandırıcı, bir milyoner ve daha bir çok enteresan özelliğe sahip insan… Bu insanlar, daha adadaki ilk günlerinde adanın mistik güçlere sahip olduğunu farkederler. Uçak kazasında hayatta kalmayı başarmışlardır, ancak asıl hayatta kalma savaşı şimdi başlamaktadır…



Adadakiler, hayatta kalmak için birlik olmanın gerekliliğini henüz çözemeden, bazı kişiler arasında kavgalar çıkmaya başlar. Ama sonradan başlarına gelen trajik olaylar, onları birlik olmaya iten bir sebep olur. Çok geçmeden, adada yalnız olmadıklarını anlarlar. Adaya 16 yıl önce gelmiş birilerinin bıraktığı imdat çağrısını duyarlar. Bütün bu trajik olaylara bir de yeraltına açılan gizemli bir kapı da eklenince, adadakiler için hayat iyice zorlaşır